Zarf ve Mazruf
Mustafa DÖVER

Mustafa DÖVER

Zarf ve Mazruf

25 Mayıs 2017 - 10:46

Zarf ve Mazruf’un birçok tanımı vardır.

Şöyle de diyebiliriz ‘İnsan bedeni Zarf, ruhu Mazruf’.

Başka bir deyişle ev zarf, ona anlam katan insan Mazruf.

Zarf söylenir, mazruf yani zarfın içindeki anlaşılır.

Zamana uymak, o zamanda yaşayan insanlara uymak, onlar gibi hareket etmek.

Burada zarf zaman, mazruf da o zamandaki insan.

‘Vatan sevgisi imandandır’ hadisi şerifindeki gibi Zarf vatandır, mazruf ise vatandaki insanlar.

Zarf ve Mazruf için böyle birçok anlam ve tanım uzayıp gidiyor.

Bizim konumuzdaki Zarf AK Parti, Mazruf ise çatı altındakiler.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın yuvaya dönmesinin ardından zarfın içi yeniden açıldı, mazruflar gözden geçiriliyor.

Zarfın anlam, mana ve değer kavramlarıyla uyuşmayanlarla yollar ayrılıyor, daha kucaklayıcı bir yapı geliyor.

Şuan ciddi bir çalışmanın içerisine girildiği net.

Anlam ve manadan uzaklaşan, uyumsuzlar, hedeflere odaklanamayanlar, misyon dışı kalanlar, başarı sağlayamayanlar, özellikle FETÖ ile bağlantısı olduğu düşünülenler çatı dışında bırakılıyor.

Daha önceden FETÖ ile bağlantısı olan birçok isim partiden uzaklaştırılmıştı.

İyi bir süzgeç dönemi AK Parti içerisinde yeniden başladı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın ‘sevdam, aşkım’ dediği partisine dönüşü, bu süreci daha da hızlandırdı.

Süzgeç iyice daraltıldı, kayırma yok “Bizzat kontrol, denetim parti içerisinde Erdoğan’da”

*************************

Zarf ve Mazruf’un bir de şöyle bir anlamı var ‘Dönem ve zaman içerisindeki gelişmelere, olaylara, durumlara ayak uydurma’

Bir diğer bakış açısıyla da bukalemun olanlar, kendini saklamaya çalışanlar.

Zaten en tehlikeli olanlar da renkten renge girenler, gizlenenler.

Ben bundan sonraki sürecin çok daha farklı olacağını düşünenlerdenim.

Yapılan açıklamalar, uygulamalar, izlenimler ‘herşey başka olacak’ dedirten türden.

Cumhurbaşkanının gölgesi bile yeterli olacak.

Ankara Büyükşehir Belediyesi’ndeki operasyon devamı geliyor nitelikte.

AK Partili başkanlar dahil onlarca kişi gözaltına alındı.

Soruşturmalar daha derinlemesine başka il ve ilçelere de yansıyacak gibi.

Burada, parti içerisindeki çalışma ile yargının faaliyetlerini birbirinden ayırmak gerekli.

*************************

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Brüksel ziyareti öncesi Esenboğa Havalimanında açıklama yaptı.

Muhalefetin 'siyasette FETÖ temizliği' yapılmadığına ilişkin iddialarına sert bir dille cevap verdi.

Açıklamaya bakalım; “Siyasette bu temizliğin yapılmadığını iddia eden bunu somut olarak ortaya koyması lazım. Hep söylerim, müddei iddiasını ispatla mükelleftir. Kimse bu söyle! Kalkıp İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı'nın damadını söylüyorsan, bu konu şu anda yargıyla alakalı. Kalkıp denetimli serbestlik kararı vermiş, beraat vermemiş. Dolayısıyla yargıyla alakalı bir sorun. Bunu kalkıp da şu anda siyasi partinin içerisinde herhangi bir konumu olmadığı halde AK Parti'ye fatura kesmeye kalkmak kimsenin haddi değil.” dedi.

Cumhurbaşkanı bu konuda sonuna kadar haklı.

Partiyle alakalı bir durum değil.

Yargının işi.

Bunun yeniden değerlendirmesini yapacak yine yargı.

Siyaset karışsa, yargıya siyaset karıştı. Karışmasa niye müdahale etmiyorsunuz mantığı.

Yani aşağı tükürsen sakal, yukarı tükürsen bıyık vaziyeti.

Doğru olan yargının işine karışmamak.

*********************************

Bir şeye dikkat çekmek gerekli.

Türkiye’nin kalkınması ve gelişmesi için şuan iyi bir ivme yakalandı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın açıklamaları, anında karşılık bulan olumlu cevaplar, gelişmeler herkesi umutlandırdı.

En son Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, TOBB Genel Kurulu'nda yaptığı konuşmada yerli otomobilin TOBB camiası içerisinden çıkarılması teklifini yaptı. TOBB Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu da, Erdoğan'a, "Siz bunu istedikten sonra bu Türk iş dünyası bunu rahatlıkla yapar" dedi.

Yani siz ‘evet’ dedikten sonra bu iş olur.

Güven, itimat tam.

Bu karşılıklı konuşma yerli otomobilimizi yakın zamanda yollarda göreceğimizin net sinyali.

Otomobil üreten bir ülke olmak ‘Büyük bir güç göstergesi’

Anlam ve manası da yüksek.

Ekonominin her bir alanına canlılık getirecek.

1961 yılında 4 adet devrim arabaları üretildi, şimdi asıl devrim geliyor binlerce yerli otomobil bizleri bekliyor.

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..

Son Yazılar