11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Almanya'da yaptığı konuşmada önemli mesajlar verdi. Abdullah Gül, "Görüşülmeye başlanan yeni anayasanın modern bir yönetim oluşturması, en yüksek demokratik standartları güvence altına alması ve Kürt meselesini ele alması beklenmektedir. Reform programının başarılı olacağına inanıyorum" dedi.Baden-Württember eyaletine bağlı Schwabisch Hall kentinde, “Dünya Ticaret Liderleri Zirvesi” gerçekleştirildi. Katıldığı zirvede konuşma yapan 11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, Türkiye’nin açıkladığı reform sürecini desteklediğini ve teşvik ettiğini söyledi.
Alman iş adamlarını Türkiye’de yatırım yapmaya ve ortaklıklar kurmaya davette bulunan Gül, Türk-Alman ticari-ekonomik iş birliği ve ortaklığının parlak bir geleceği bulunduğuna işaret etti.
TÜRKİYE'DE REFORMLAR OLUMLU, YENİ ANAYASADA BAŞARI SAĞLANACAKTürkiye'de gerçekleştirilen reformlarla ilgili önemli açıklamalar yapan Gül, 'Hükümetin AB’ye tam üyelik müzakereleri çerçevesindeki taahhütlerini tazelemesini ve AB’nin buna olumlu karşılık vermesini takdirle karşılıyorum" ifadesini kullandı. "Reform programı, hükümetin bu süreçte hukuk devleti, temel haklar ve özgürlükler ve demokrasinin standartlarının yükseltilmesinin vazgeçilmez olduğunun farkında olduğuna işaret etmektedir" diyen Gül, "Görüşülmeye başlanan yeni Anayasa’nın modern bir yönetim oluşturması, en yüksek demokratik standartları güvence altına alması ve Kürt meselesini ele alması beklenmektedir. Reform programının başarılı olacağına inanıyorum. Reformların başarısı makro ekonomik temelleri esasen sağlam olan Türk ekonomisini daha da dayanıklı hale getirebilecektir" diye konuştu.
TÜRK VE ALMAN İŞBİRLİĞİNİN GELİŞTİRİLMESİ Abdullah Gül, Orta Doğu’daki siyasi kaos, terörizm ve sığınmacı sorunlarının Türk ve Alman çıkarlarını ilgilendirdiğini, bu sorunların hatalı biçimde din, teoloji ve mezhep çatışması olarak sunulduğunu ancak esasında tüm bunların siyasi nitelik taşıdığını kaydetti. Sorunların çözümüne yönelik bazı ilerlemeler olduğuna işaret eden Gül, "Bu eğilimi herkesin desteklemesi gerekir. Sorunlara bulunacak çözümler adil, gerçekçi ve uygulanabilir olmalıdır. Siyasi ve diplomatik araçlar kullanılmalı ancak gerektiğinde askeri opsiyona başvurulmalıdır. Mevcut sorunlar çözüldüğünde bu ülkelerin yeniden inşası ve kalkınması için ekonomik aktörlere rol düşecektir. Bu bağlamda Türk-Alman işbirliği daha da önem kazanacaktır" şeklinde konuştu.Gül, Almanya’nın Türk işadamları ve firmalarının vize ve karayolu kotası ve ücretleri gibi sınırlamaları kaldırmasının ise işbirliğini olumlu etkiyeceğine de işaret etti.
Alman iş adamlarını Türkiye’de yatırım yapmaya ve ortaklıklar kurmaya davette bulunan Gül, Türk-Alman ticari-ekonomik iş birliği ve ortaklığının parlak bir geleceği bulunduğuna işaret etti.
TÜRKİYE'DE REFORMLAR OLUMLU, YENİ ANAYASADA BAŞARI SAĞLANACAKTürkiye'de gerçekleştirilen reformlarla ilgili önemli açıklamalar yapan Gül, 'Hükümetin AB’ye tam üyelik müzakereleri çerçevesindeki taahhütlerini tazelemesini ve AB’nin buna olumlu karşılık vermesini takdirle karşılıyorum" ifadesini kullandı. "Reform programı, hükümetin bu süreçte hukuk devleti, temel haklar ve özgürlükler ve demokrasinin standartlarının yükseltilmesinin vazgeçilmez olduğunun farkında olduğuna işaret etmektedir" diyen Gül, "Görüşülmeye başlanan yeni Anayasa’nın modern bir yönetim oluşturması, en yüksek demokratik standartları güvence altına alması ve Kürt meselesini ele alması beklenmektedir. Reform programının başarılı olacağına inanıyorum. Reformların başarısı makro ekonomik temelleri esasen sağlam olan Türk ekonomisini daha da dayanıklı hale getirebilecektir" diye konuştu.
TÜRK VE ALMAN İŞBİRLİĞİNİN GELİŞTİRİLMESİ Abdullah Gül, Orta Doğu’daki siyasi kaos, terörizm ve sığınmacı sorunlarının Türk ve Alman çıkarlarını ilgilendirdiğini, bu sorunların hatalı biçimde din, teoloji ve mezhep çatışması olarak sunulduğunu ancak esasında tüm bunların siyasi nitelik taşıdığını kaydetti. Sorunların çözümüne yönelik bazı ilerlemeler olduğuna işaret eden Gül, "Bu eğilimi herkesin desteklemesi gerekir. Sorunlara bulunacak çözümler adil, gerçekçi ve uygulanabilir olmalıdır. Siyasi ve diplomatik araçlar kullanılmalı ancak gerektiğinde askeri opsiyona başvurulmalıdır. Mevcut sorunlar çözüldüğünde bu ülkelerin yeniden inşası ve kalkınması için ekonomik aktörlere rol düşecektir. Bu bağlamda Türk-Alman işbirliği daha da önem kazanacaktır" şeklinde konuştu.Gül, Almanya’nın Türk işadamları ve firmalarının vize ve karayolu kotası ve ücretleri gibi sınırlamaları kaldırmasının ise işbirliğini olumlu etkiyeceğine de işaret etti. 








