Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Karşı çıktığımız husus, PKK ile doğrudan organik bağa sahip olan YPG ve PYD yani YPG silahlı kanadı, PYD de siyasi kanadıdır. Suriyeli Kürtler olmadan masa kurulmaz çünkü Suriyeli Kürtler mutlaka masanın parçası olmalıdır. Araplar, Türkmenler, Sünniler, Nusayriler, Hristiyanlar olmalıdır. Bunların hepsi masa etrafında olmadan nihai netice alınmaz. Ama terör unsurları olmamalı" dedi.İskele Sancak Başbakan Özel programında Kanal 7 Ankara Temsilcisi Mehmet Acet'in gündeme ilişkin sorularını yanıtlayan Başbakan Ahmet Davutoğlu, önemli açıklamalar yaptı.
Cenevre görüşmeleriyle ilgili yaşanan süreçle ilgili soruyu cevaplayan Başbakan Davutoğlu, Türkiye olarak en başından itibaren Suriye konusunda ilkeli bir tavır sergilendiğini, "Önce sistem çökmesin, devlet yapısı dağılmasın diye Suriye rejimini ikna etmeye çalıştık. Halkına karşı savaş yapmaması için" şeklinde sürecin başlangıcını değerlendirdi.
Davutoğlu, sonraki süreci şöyle açıkladı, "Suriye rejimi kendi halkına zulmetmeye başladığında ve mülteciler Türkiye'ye doğru akın akın gelmeye başladığında bu sefer, 'ılımlı bir muhalefetin varlığı ile belli bir aşamada bir barış sürecinin önünü açabilir miyiz' diye bu muhalefetin ılımlı bir çizgide kalması, iyi organize olması için çaba sarf ettik. Daha sonraki aşamalarda baskı ve zulüm arttıkça ortaya çıkan terör tehditlerine karşı da Türkiye'nin güvenliğini temin edecek adımlar atmakta da tereddüt etmedik. Bugüne kadar da gelindi" diye konuştu.CEVNERE'DE GÖRÜŞME MASASINDA KİMLER OLMALI ?Cenevre'de BM gözetiminde gerçekleştirilecek toplantıda kimlerin olması gerektiği konusuna bir cevap arandığına dikkat çeken Davutoğlu, 2012 ve 2014 Cenevre görüşmeleri hakkında bilgi verdi. İki toplantıda da netice alınamadığını vurgulayan Davutoğlu, "Çünkü rejim bütün bu süreci kendi zulmünün devamı, hükümranlığının devamı için bir araç olarak kullanıyor, gerçek bir müzakereye girmiyor. Şimdi de değişik kanallardan gelen bilgilere baktığımızda rejimin, böyle bir Cenevre mutabakatı çerçevesinde bir adım atacağına dair kesin bir yaklaşımı yok. Bu arada ortaya çıkan bazı grupların burada nasıl yer alacağı. PYD, YPG bunlardan biri. DEAŞ bizim için bir terör örgütü zaten masanın dışında, herkes öyle görüyor fakat biz YPG ve PYD'yi de bir terör örgütü olarak gördüğümüz için masada olmaması konusundaki ilkesel tutumumuzu sergiledik ve önemli bir netice elde ettik" şeklinde konuştu.
"KARŞI ÇIKTIĞIMIZ PKK İLE ORGANİK BAĞA SAHİP YPG SİLAHLI, PYD'DE SİYASİ KANADI"Terör örgütleri PYD ve YPG'ye davet gitmediğinin altını çizen Davutoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü, "Türkiye'nin tutumu kesinlikle Suriyeli Kürt kardeşlerimize karşı değildir. Nitekim Irak'ta Kürt kardeşlerimizi temsil ettiğine inandığımız Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi'nin yöneticileri ile Sayın Barzani ile çok yakın işbirliği içindeyiz. Dolayısıyla bizim herhangi bir etnik gruba karşı hele hele ülkesinde en fazla Kürt nüfus barındıran bir ülke olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin Kürt'lerin menfaatine karşı Irak, Suriye ve İran'da, herhangi bir yerde tavır alması söz konusu değildir. Aksine Kuzey Irak'ta bir problem olduğunda hem Kürt kardeşlerimiz Türkiye'ye sığınmışlardır hem de bugün bütün imkanlarımızla onlara destek oluyoruz. Karşı çıktığımız husus, PKK ile doğrudan organik bağa sahip olan YPG ve PYD yani YPG silahlı kanadı, PYD de siyasi kanadı."TÜRKİYE AĞIRLIĞINI KOYDU TERÖR UNSURLARI MASADA OLMAYACAKUluslararası alanda yapılan görüşmelerin olumlu neticelere vardığını belirten Davutoğlu, "Suriyeli Kürtler olmadan masa kurulmaz. Çünkü Suriyeli Kürtler mutlaka masanın parçası olmalıdır. Araplar, Türkmenler, Sünniler, Nusayriler, Hristiyanlar olmalıdır. Bunların hepsi masa etrafında olmadan nihai netice alınmaz. Ama terör unsurları olmamalıdır. Bu anlamda da PYD'nin bu sürece katılmaması için ağırlığımızı koyduk gerekirse bir daha koyarız. Bizim boykot etmemizle birlikte süreç biraz da Birleşmiş Milletler tarafından yürütülecek yani herkesin oturduğu bir masa olmayacak muhtemelen ilk aşamada. Ama muhalefet ki hepsine bu anlamda şuanda toplantı olan Suriye Ulusal Koalisyonu ve Suriye Muhalefet Cephesi'ne, ılımlı cepheye de teşekkür ediyoruz çünkü onlar da Türkiye'nin tavrını benimsediler, Türkiye'ye olan yakınlıklarını, sadakatlerini gösterdiler ve 'PYD masaya oturursa biz masaya gelmeyiz' dediler" dedi.
Cenevre görüşmeleriyle ilgili yaşanan süreçle ilgili soruyu cevaplayan Başbakan Davutoğlu, Türkiye olarak en başından itibaren Suriye konusunda ilkeli bir tavır sergilendiğini, "Önce sistem çökmesin, devlet yapısı dağılmasın diye Suriye rejimini ikna etmeye çalıştık. Halkına karşı savaş yapmaması için" şeklinde sürecin başlangıcını değerlendirdi.
Davutoğlu, sonraki süreci şöyle açıkladı, "Suriye rejimi kendi halkına zulmetmeye başladığında ve mülteciler Türkiye'ye doğru akın akın gelmeye başladığında bu sefer, 'ılımlı bir muhalefetin varlığı ile belli bir aşamada bir barış sürecinin önünü açabilir miyiz' diye bu muhalefetin ılımlı bir çizgide kalması, iyi organize olması için çaba sarf ettik. Daha sonraki aşamalarda baskı ve zulüm arttıkça ortaya çıkan terör tehditlerine karşı da Türkiye'nin güvenliğini temin edecek adımlar atmakta da tereddüt etmedik. Bugüne kadar da gelindi" diye konuştu.CEVNERE'DE GÖRÜŞME MASASINDA KİMLER OLMALI ?Cenevre'de BM gözetiminde gerçekleştirilecek toplantıda kimlerin olması gerektiği konusuna bir cevap arandığına dikkat çeken Davutoğlu, 2012 ve 2014 Cenevre görüşmeleri hakkında bilgi verdi. İki toplantıda da netice alınamadığını vurgulayan Davutoğlu, "Çünkü rejim bütün bu süreci kendi zulmünün devamı, hükümranlığının devamı için bir araç olarak kullanıyor, gerçek bir müzakereye girmiyor. Şimdi de değişik kanallardan gelen bilgilere baktığımızda rejimin, böyle bir Cenevre mutabakatı çerçevesinde bir adım atacağına dair kesin bir yaklaşımı yok. Bu arada ortaya çıkan bazı grupların burada nasıl yer alacağı. PYD, YPG bunlardan biri. DEAŞ bizim için bir terör örgütü zaten masanın dışında, herkes öyle görüyor fakat biz YPG ve PYD'yi de bir terör örgütü olarak gördüğümüz için masada olmaması konusundaki ilkesel tutumumuzu sergiledik ve önemli bir netice elde ettik" şeklinde konuştu.
"KARŞI ÇIKTIĞIMIZ PKK İLE ORGANİK BAĞA SAHİP YPG SİLAHLI, PYD'DE SİYASİ KANADI"Terör örgütleri PYD ve YPG'ye davet gitmediğinin altını çizen Davutoğlu, açıklamasını şöyle sürdürdü, "Türkiye'nin tutumu kesinlikle Suriyeli Kürt kardeşlerimize karşı değildir. Nitekim Irak'ta Kürt kardeşlerimizi temsil ettiğine inandığımız Kuzey Irak Bölgesel Yönetimi'nin yöneticileri ile Sayın Barzani ile çok yakın işbirliği içindeyiz. Dolayısıyla bizim herhangi bir etnik gruba karşı hele hele ülkesinde en fazla Kürt nüfus barındıran bir ülke olarak Türkiye Cumhuriyeti'nin Kürt'lerin menfaatine karşı Irak, Suriye ve İran'da, herhangi bir yerde tavır alması söz konusu değildir. Aksine Kuzey Irak'ta bir problem olduğunda hem Kürt kardeşlerimiz Türkiye'ye sığınmışlardır hem de bugün bütün imkanlarımızla onlara destek oluyoruz. Karşı çıktığımız husus, PKK ile doğrudan organik bağa sahip olan YPG ve PYD yani YPG silahlı kanadı, PYD de siyasi kanadı."TÜRKİYE AĞIRLIĞINI KOYDU TERÖR UNSURLARI MASADA OLMAYACAKUluslararası alanda yapılan görüşmelerin olumlu neticelere vardığını belirten Davutoğlu, "Suriyeli Kürtler olmadan masa kurulmaz. Çünkü Suriyeli Kürtler mutlaka masanın parçası olmalıdır. Araplar, Türkmenler, Sünniler, Nusayriler, Hristiyanlar olmalıdır. Bunların hepsi masa etrafında olmadan nihai netice alınmaz. Ama terör unsurları olmamalıdır. Bu anlamda da PYD'nin bu sürece katılmaması için ağırlığımızı koyduk gerekirse bir daha koyarız. Bizim boykot etmemizle birlikte süreç biraz da Birleşmiş Milletler tarafından yürütülecek yani herkesin oturduğu bir masa olmayacak muhtemelen ilk aşamada. Ama muhalefet ki hepsine bu anlamda şuanda toplantı olan Suriye Ulusal Koalisyonu ve Suriye Muhalefet Cephesi'ne, ılımlı cepheye de teşekkür ediyoruz çünkü onlar da Türkiye'nin tavrını benimsediler, Türkiye'ye olan yakınlıklarını, sadakatlerini gösterdiler ve 'PYD masaya oturursa biz masaya gelmeyiz' dediler" dedi. 








