Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde 14 Mart Tıp Bayramı münasebetiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, doktorlarla akşam yemeğinde bir araya geldi. Burada konuşma yapan Cumhurbaşkanı Erdoğan, önemli mesajlar verdi. Ankara'da yaşanan menfur saldırıyı bir kez daha şiddetle kınadığını belirten Erdoğan, "Saldırıda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yakınlarına ve aziz milletimize baş sağlığı diliyorum. Yaralanan vatandaşlarımıza yine Rabbim'den acil şifalar diliyorum" ifadesini kullandı.Başkent'teki Kızılay semtinin rastgele bir yer olmadığını, Kızılay'ın tüm Ankara'nın hatta tüm Türkiye'nin ortalamasını temsil eden sembolik bir merkez olduğuna dikkat çeken Erdoğan, ", Kızılay'daki eylem şu veya bu kesime değil doğrudan toplumun tamamına yönelik bir saldırı olması dolayısıyla yani toplumun özetine yönelik bir saldırı olması dolayısıyla terör örgütünün gerçek yüzünü gösteren bir hadisedir. Erkeğiyle kadınıyla genciyle yaşlısıyla öğrencisiyle çalışanıyla Kürdüyle Türküyle Alevisiyle Sünnisiyle velhasıl 79 milyon vatandaşımızın her biriyle burada o tamamın bir özeti var ve bu saldırının hedefi olmuştur" ifadelerini kullandı.YA BİZİM YANIMIZDA OLACAKLAR YADA TERÖRİSTLERİN "Ülkemizdeki ve dünyadaki bir takım çevreler bir yol ayrımındalar, ya bizim yanımızda olacaklar ya da teröristlerin yanında yer alacaklar. Bu işin ortası yoktur" ifadesinin altını çizen Erdoğan, "Ama ile 'fakat' ile başlayan açıklamaları, bu yöndeki tavırları teröristin yanında yer almanın ikrarı olarak görüyoruz" dedi.
ADLİYENİN DİĞER KAPISINDAN ÇIKMALARINA TAHAMÜL EDEMEYİZ Bu zamana kadar bir milletin tamamına savaş açıp kazanan hiçbir terör örgütü, terörist olmadığını belirten Erdoğan, "Elinde silahı olan, bombası olan teröristle konumunu, kalemini, unvanını amacına ulaşabilmesi için teröristin emrine verenin de hiçbir farkı yoktur. Unvanının milletvekili, akademisyen, yazar, gazeteci, sivil toplum kuruluşu yöneticisi olması o kişinin aslında bir terörist olduğu gerçeğini değiştirmez. Bombayı patlatan, tetiği çeken terörist olabilir ama o eylemin amacına ulaşmasını sağlayan işte bu destekçilerdir, işte bu yardakçılardır. Bu bakımdan terör tanımını, terörist tanımını en kısa sürede yeniden yaparak Ceza Kanunumuza derç etmeliyiz diye düşünüyorum. Terör örgütlerine destek verdikleri için güvenlik güçlerimizce yakalanan kişilerin adliyenin bir kapısından girip diğerinden çıkıp gitmesi artık tahammül edebileceğimiz bir durum değildir" diye konuştu."GERÇEK BEDELİ KENDİLERİ ÖDEYECEKLERDİR""İçeride ve dışarıda bugün bize bedel ödettiklerini sananlar, gerçek bedeli kendileri ödeyeceklerdir. Bunun da böyle bilinmesini isterim" diyerek terörle mücadeledeki kararlığı ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü; "Biz milletimizin, bayrağımızın, vatanımızın, devletimizin bekası için bin yıldır bedel ödüyoruz, ödemeye devam etmekten de çekinmeyiz. Bugün bize en alçak, en sinsi, en insanlık dışı yöntemlerle saldıranlar, inanın bana bedel ödeme günü geldiğinde hayvandan daha aşağı konuma düşecekler ama yine de kendilerini bekleyen akıbetten kurtulamayacaklardır. Terör örgütlerinin ve terör eylemlerinin en başta gelen amaçlarından biri de ülkenin ve toplumun gündemini kendi kontrolleri altına almaktır. Kesinlikle buna izin vermeyeceğiz. Kayıplarımızın acısını yaşayacak, onlara karşı sorumluluklarımızı yerine getirecek, kanlarının yerde kalmamasını sağlayacağız. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Ama aynı zamanda hedeflerimiz doğrultusunda adım adım yürümeye devam edeceğiz. Bu vakur duruş her şeyden önce şehitlerimize karşı sorumluluğumuzun bir gereğidir."
ADLİYENİN DİĞER KAPISINDAN ÇIKMALARINA TAHAMÜL EDEMEYİZ Bu zamana kadar bir milletin tamamına savaş açıp kazanan hiçbir terör örgütü, terörist olmadığını belirten Erdoğan, "Elinde silahı olan, bombası olan teröristle konumunu, kalemini, unvanını amacına ulaşabilmesi için teröristin emrine verenin de hiçbir farkı yoktur. Unvanının milletvekili, akademisyen, yazar, gazeteci, sivil toplum kuruluşu yöneticisi olması o kişinin aslında bir terörist olduğu gerçeğini değiştirmez. Bombayı patlatan, tetiği çeken terörist olabilir ama o eylemin amacına ulaşmasını sağlayan işte bu destekçilerdir, işte bu yardakçılardır. Bu bakımdan terör tanımını, terörist tanımını en kısa sürede yeniden yaparak Ceza Kanunumuza derç etmeliyiz diye düşünüyorum. Terör örgütlerine destek verdikleri için güvenlik güçlerimizce yakalanan kişilerin adliyenin bir kapısından girip diğerinden çıkıp gitmesi artık tahammül edebileceğimiz bir durum değildir" diye konuştu."GERÇEK BEDELİ KENDİLERİ ÖDEYECEKLERDİR""İçeride ve dışarıda bugün bize bedel ödettiklerini sananlar, gerçek bedeli kendileri ödeyeceklerdir. Bunun da böyle bilinmesini isterim" diyerek terörle mücadeledeki kararlığı ifade eden Erdoğan, konuşmasını şöyle sürdürdü; "Biz milletimizin, bayrağımızın, vatanımızın, devletimizin bekası için bin yıldır bedel ödüyoruz, ödemeye devam etmekten de çekinmeyiz. Bugün bize en alçak, en sinsi, en insanlık dışı yöntemlerle saldıranlar, inanın bana bedel ödeme günü geldiğinde hayvandan daha aşağı konuma düşecekler ama yine de kendilerini bekleyen akıbetten kurtulamayacaklardır. Terör örgütlerinin ve terör eylemlerinin en başta gelen amaçlarından biri de ülkenin ve toplumun gündemini kendi kontrolleri altına almaktır. Kesinlikle buna izin vermeyeceğiz. Kayıplarımızın acısını yaşayacak, onlara karşı sorumluluklarımızı yerine getirecek, kanlarının yerde kalmamasını sağlayacağız. Bundan hiç kimsenin şüphesi olmasın. Ama aynı zamanda hedeflerimiz doğrultusunda adım adım yürümeye devam edeceğiz. Bu vakur duruş her şeyden önce şehitlerimize karşı sorumluluğumuzun bir gereğidir." 








