Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Senatosu tarafından Doktora Payesi takdim edildi. Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz, Milli Şair Mehmet Akif Ersoy’un eserlerini her platforma dile getirmesi, fikirlerini taşıması, siyaset ve devlet adamlığı süresince İstiklal Marşımız ve milli kültürümüze gösterdiği hassasiyet sebebiyle Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’a MAKÜ Fahri Doktora Payesi verildiğini açıkladı.Rektör Korkmaz, senato kararını okuduktan sonra Cumhurbaşkanı Erdoğan’a doktora binişini giydirdi. AYNI ANLAYIŞ, AYNI MÜCADELE
Milli mücadele döneminde mücadele edilen aynı anlayışla bugün de mücadele edildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mehmet Akif İstiklal Marşı’ndan dolayı hak ettiği 500 liralık ödülü yoksul kadınlara bağışlar. Oysa üzerinde kendisini Ankara soğuğuna karşı koruyacak bir paltosu bile yoktu. Akif, vatanını imanla sevmiş bir gönül insanıdır. Ben özellikle gençlerimizin Mehmet Akif'i iyi tanımalarını isterim. Hatta Safahat'ı başucu kitabınız yapmanızı isterim. Akif o gün kimle mücadele ettiyse biz de bugün o anlayışla mücadele ediyoruz. O dönemde millet nasıl bağımsızlık mücadelesi verirken mandacılık isteyen varsa, bugün de aynıları var. Aradan yıllar geçmesine rağmen bu zihniyet değişmemiştir. Başkalarının taşeronluğunu yapmayı bize akademisyenlik, gazetecilik diye yutturmaya çalışıyorlar” diye konuştu.
“İSTİKLAL ŞAİRİ SIFATINI ZİYADESİYLE TAŞIYOR”
“İstiklal Şairi” sıfatını Mehmet Akif Ersoy’un ziyadesiyle taşıdığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Akif yaşayışı, duruşu ile İstiklal Şairi sıfatını ziyadesiyle hak etmiş bir insandır. ‘Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek’ diyen Akif, İslam dünyasına ve diğer ülkelere bakarken merkeze daima İstanbul’u koymuştur. Ona göre, dirilişin, umudun kaynağı Anadolu’dur. Ülkemizde sıkça görülen sömürge aydınına karşı, yerli ve milli duruşun sembolüdür. Herşey den önce Akif vatanını imanla sevmiş bir gönül insanıdır” şeklinde konuştu.
VATANSIZLIK SENDROMU BUGÜN DE VAR
Milli mücadele günlerinde olduğu gibi bugünde mücadele edilen anlayışın vatansızlık sendromu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar batıya karşı alabildiğine ezik, kendi insanına karşı ise alabildiğine küstahtırlar. Bunların yaşadıkları tam anlamıyla vatansızlık sendromudur. Bunlar benim orada ki Kürt kardeşlerimin temsilcisi olamaz. Yıllarca demokrat ve liberal olarak ahkam kesenlerin içlerinde nasıl bir darbeci marazı taşıdığını hep birlikte görüyoruz, şu ana kadar savundukları ne varsa ayaklar altına almakta çekinmedik. Biz bedel ödedik ve yavrularımıza bedel ödetmeyeceğiz” dedi.
"ÜNİVERSİTELERİ TERÖR KAMPINA ÇEVİRMELERİNE İZİN VERMEYİN"
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda Türk Gençliği’ne seslendi. Gençlerden, üniversiteleri bilim yuvalarından terör kamplarına çevrilmesine izin vermemelerini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öğrenci sayısı 276 binden 458 bine yükseltildi. Yurtlar koğuş sisteminden, otel konforunda odalara dönüştürüldü. İnşallah bu hizmetler artarak devam edecek. Sizden üniversiteleri eğitim yuvasından terör kampına çevirmek isteyenlere prim vermemenizi istiyorum. Sizler, inanıyorum ki yeni Türkiye'nin inşasında gönüllü neferler olacaksınız. Asım'ın nesli olabilmek inanıyorum ki ülkemizin geleceği için çok önemlidir” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Eşi Emine Erdoğan’ın mermer taşından işlenmiş portresini armağan etti.
1.MEHMET AKİF ERSOY BİLİM VE SANAT ÖDÜLLERİ
Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nin 10. Kuruluş Yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen 1. Mehmet Akif Ersoy Bilim ve Sanat Ödülleri dağıtıldı. Törende, Fen Bilimleri dalında Prof. Doktor Zekai Şen, Sosyal Bilimler dalında Prof. Doktor Şaban Teoman Dural, Sanat dalında Mehmet Bozdağ ve Türkiye’nin tanıtımına katkı ödülüne ise Milli Motosikletçi Kenan Sofuoğlu layık görüldü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödülleri takdim ettikten sonra hatıra fotoğrafı çektirdi.
Milli mücadele döneminde mücadele edilen aynı anlayışla bugün de mücadele edildiğini söyleyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Mehmet Akif İstiklal Marşı’ndan dolayı hak ettiği 500 liralık ödülü yoksul kadınlara bağışlar. Oysa üzerinde kendisini Ankara soğuğuna karşı koruyacak bir paltosu bile yoktu. Akif, vatanını imanla sevmiş bir gönül insanıdır. Ben özellikle gençlerimizin Mehmet Akif'i iyi tanımalarını isterim. Hatta Safahat'ı başucu kitabınız yapmanızı isterim. Akif o gün kimle mücadele ettiyse biz de bugün o anlayışla mücadele ediyoruz. O dönemde millet nasıl bağımsızlık mücadelesi verirken mandacılık isteyen varsa, bugün de aynıları var. Aradan yıllar geçmesine rağmen bu zihniyet değişmemiştir. Başkalarının taşeronluğunu yapmayı bize akademisyenlik, gazetecilik diye yutturmaya çalışıyorlar” diye konuştu.
“İSTİKLAL ŞAİRİ SIFATINI ZİYADESİYLE TAŞIYOR”
“İstiklal Şairi” sıfatını Mehmet Akif Ersoy’un ziyadesiyle taşıdığını dile getiren Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Akif yaşayışı, duruşu ile İstiklal Şairi sıfatını ziyadesiyle hak etmiş bir insandır. ‘Sözüm odun gibi olsun, hakikat olsun tek’ diyen Akif, İslam dünyasına ve diğer ülkelere bakarken merkeze daima İstanbul’u koymuştur. Ona göre, dirilişin, umudun kaynağı Anadolu’dur. Ülkemizde sıkça görülen sömürge aydınına karşı, yerli ve milli duruşun sembolüdür. Herşey den önce Akif vatanını imanla sevmiş bir gönül insanıdır” şeklinde konuştu.
VATANSIZLIK SENDROMU BUGÜN DE VARMilli mücadele günlerinde olduğu gibi bugünde mücadele edilen anlayışın vatansızlık sendromu olduğunu belirten Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Bunlar batıya karşı alabildiğine ezik, kendi insanına karşı ise alabildiğine küstahtırlar. Bunların yaşadıkları tam anlamıyla vatansızlık sendromudur. Bunlar benim orada ki Kürt kardeşlerimin temsilcisi olamaz. Yıllarca demokrat ve liberal olarak ahkam kesenlerin içlerinde nasıl bir darbeci marazı taşıdığını hep birlikte görüyoruz, şu ana kadar savundukları ne varsa ayaklar altına almakta çekinmedik. Biz bedel ödedik ve yavrularımıza bedel ödetmeyeceğiz” dedi.
"ÜNİVERSİTELERİ TERÖR KAMPINA ÇEVİRMELERİNE İZİN VERMEYİN"
Cumhurbaşkanı Erdoğan konuşmasının sonunda Türk Gençliği’ne seslendi. Gençlerden, üniversiteleri bilim yuvalarından terör kamplarına çevrilmesine izin vermemelerini isteyen Cumhurbaşkanı Erdoğan, “Öğrenci sayısı 276 binden 458 bine yükseltildi. Yurtlar koğuş sisteminden, otel konforunda odalara dönüştürüldü. İnşallah bu hizmetler artarak devam edecek. Sizden üniversiteleri eğitim yuvasından terör kampına çevirmek isteyenlere prim vermemenizi istiyorum. Sizler, inanıyorum ki yeni Türkiye'nin inşasında gönüllü neferler olacaksınız. Asım'ın nesli olabilmek inanıyorum ki ülkemizin geleceği için çok önemlidir” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın konuşmasının ardından MAKÜ Rektörü Prof. Dr. Adem Korkmaz, Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Eşi Emine Erdoğan’ın mermer taşından işlenmiş portresini armağan etti.
1.MEHMET AKİF ERSOY BİLİM VE SANAT ÖDÜLLERİ
Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’nin 10. Kuruluş Yıldönümü etkinlikleri çerçevesinde düzenlenen 1. Mehmet Akif Ersoy Bilim ve Sanat Ödülleri dağıtıldı. Törende, Fen Bilimleri dalında Prof. Doktor Zekai Şen, Sosyal Bilimler dalında Prof. Doktor Şaban Teoman Dural, Sanat dalında Mehmet Bozdağ ve Türkiye’nin tanıtımına katkı ödülüne ise Milli Motosikletçi Kenan Sofuoğlu layık görüldü. Cumhurbaşkanı Erdoğan, ödülleri takdim ettikten sonra hatıra fotoğrafı çektirdi.









