Devletin artan terör olaylarının üzerine 47 bin mevcut köy korucusuna ek olarak 5 bin köy korucusu alacağını duyurmasının ardından, uzun zamandır alım yapılmayan köy koruculuğu sistemi yeniden gündeme geldi. 30 bine yakın başvuru olurken, Doğu ve Güneydoğu Anadolu Bölgeleri'nde uygulanan 'Köy koruculuğu' sistemi nasıl oluştu, köy korucu sayısı, köy korucularının durumu, korucuların PKK'ya bakışı, korucuların sosyolojik yapısı, köy korucularının işlediği suçlar, neden köy korucusu oldular, korucuların PKK sempatizanlıkları, terörle mücadeledeki durumu gibi bir çok sorunun cevabı bilimsel verilerle yapılan araştırmada açıklandı.KÖY KORUCULARI RAKAMSAL VERİLERİ Bingöl Üniversitesi Fen-Edebiyat Fakültesi’ne öğretim üyesi Doç. Dr. Mehmet Seyman Önder'in 'Devlet ve PKK İkileminde Korucular' başlıklı araştırmasında köy korucularıyla ilgili önemli tespitlere yer verildi. Bilimsel araştırmadan Saat Başa Haber'in derlediği bilgilere göre, 1985 yılında kurulan köy koruculuğu sistemine Mayıs 2012'ye kadar, 129 bin 273 korucu katıldı. Bunların yüzde 60 maddi, yüzde 30'u PKK ve aşiret çatışmaları, yüzde 10'u ise diğer nedenlerle sisteme dahil oldu. Şuan 47 bin yaşları 36- ila 60 arasında değişen ve yaşlanan köy korucularının yaklaşık 20 bini gönüllü olarak sisteme katıldı ama toplam korucu içinde PKK'ya sempati duyan silahlı korucu ortalaması yüzde 21, olarak belirlendi. Köy korucularından bin 578’i görevleri sırasında yaşamını yitirirken, 7 bin 216’sı da suç işledikleri gerekçesiyle görevden alındı. Milli Savunma Bakanlığı'nın resmi kayıtlarına göre, Türk Silahlı Kuvvetleri’nin 1984’ten Ocak 2011'e 6 bin 142 asker kaybı verirken, Mayıs 2012’ye kadar hayatını kaybeden korucu sayısı bin 578 olarak kayıtlara geçti. Koruculara, PKK ve sempatizanları tarafından, 'hain, işbirlikçi' muamelesinde yapılıyor. PKK'nın korucuları toplum nezdinde itibarsızlaştırma girişimlerinde bulunmasına rağmen bazı korucular PKK’ya sempatileri devam ediyor. İçişleri Bakanlığı’nın, 2005 yılında yaptığı açıklamaya göre, 1985 ile 2005 tarihleri arasında 2 bin 384 köy korucusu terör ve teröre yardım-yataklık suçu işledi.
TARİHTE 28 KÜRT İSYANI OLDU 29'UNCU PKKTürkiye geçmişten günümüze kadar ki süreçte bir çok ciddi sorunlar yaşadı. Bunların bazıları terör örgütü PKK, sorunu gibi uzun süre gündemi meşgul etti. Doç. Dr. Mehmet Seyman Önder, "En uzun süreli meşgul eden sorunların başında kimilerinin PKK ve kimilerinin de Kürt sorunu olarak tanımladığı sorun gelmektedir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde farklı zamanlarda Kürt isyanları gerçekleşmiştir. Daha önce gerçekleşen 28 isyan, devlet güçleri tarafından bastırıldı. 29'uncu isyan olarak kabul edilen PKK hareketi ise hala sonlandırılamadı" dedi.SUÇLULAR KÖY KORUCUSU YAPILDI Terörün sonlandırılamaması nedeniyle devlet yetkililerinin, daha önce II. Abdülhamid tarafından uygulanmış olan 'Hamidiye Alayları' sisteminin bir benzerinin uygulamaya sokulduğunu ifade eden Doç. Dr. Önder, "Köy Kanunu ve Orman bekçiliği yasalarından devşirilerek Köy Koruculuğu Sitemi adında yeni bir sistem oluşturuldu. Bölgede yerleşik olan bazı aşiretlerin üyelerine silah ve yetkiler verilerek birer kamu güvenlik görevlisi yapılmışlardır. Asayiş ve güvenlik konusunda bazı sıkıntılara neden olan aşiretlerin yaratacağı sorunların önüne böylelikle geçilmeye çalışılmıştır. Ayrıca, bu görevliler devlet için tehdit sayılacak unsurlara karşı kullanılmışlardır. Ağır suçlar işleyen ve aranıyor durumda olan yöneticiler de dahil olmak üzere bazı aşiretlerin bazı mensupları, devlet güvenliği için çalışmak şartıyla affedilmiştir. Bu kişiler kaçak oldukları halde Geçici Köy Korucusu adıyla kamu görevlisi yapılmışlardır" diye konuştu.BÖLGEDE GÜÇ HALİNE GELDİLER Yapılan bilimsel araştırmaya göre, sisteme içerisinde ilk olarak aşiret üyelerine görev verildi. Daha sonra aşiret üyesi olmayan köylüler de sisteme katıldı. Ancak 30 yıllık çatışmalı süreçte, korucuların bir güç haline geldikleri ve bazı korucuların kendi başlarına hareket ettikleri görüldü. Bazı korucular ellerindeki gücü kullanarak çeşitli suçlara karıştı. Bu nedenle, bir kısım korucuların sistemle savaşır hale geldikleri yönünde tartışmalar yürütüldü. Tüm bu yan etkilerine rağmen, bazı devlet kademelerinde, özellikle de askeri yetkililerce köy savunması, bölgeyi ve kişileri iyi tanımaları, tuzak yerlerini bilmeleri gibi bir çok konuda başarılı olduğu söylenen koruculuk sisteminin, PKK'nın bölge halkının desteğini sağlamasına engel olduğu açıklandı. Bazı kesimlerce de ‘devletin sırtındaki kambur’ olarak nitelendirildi."
NEDEN KORUCU OLDULAR koruculuk sistemine bazı aşiretler, korucu olmadan önce PKK saldırılarına maruz kaldığına dikkat çekilen bilimsel araştırmada, bu aşiretlerin, PKK’ya karşı korunabilmek için korucu olmak istedikleri tespit edildi. Doç. Dr. Önder, "Bu durum, bazı askeri ve siyasi yetkililer tarafından dile getirilmiştir. Ancak, çeşitli sivil toplum örgütleri, köylülerin, devlet yetkilileri tarafından köyleri yakılmakla tehdit edildiği için koruculuğu kabul ettiklerini defaten belirtmişlerdir. Araştırmamızda, bazı köylülerin PKK'ya karşı kendilerini savunmak için, bazı köylülerin ekonomik gerekçelerle, bazı köylülerin de devlet yetkilileri tarafından köylerini terk etmek zorunda bırakıldıkları için koruculuğu kabul ettiklerine yönelik detaylı analizlere yer verilmiştir" şeklinde konuştu.KORUCULARIN BEŞTE BİRİ PKK SEMPATİZANI Doç. Dr. Önder, "Devletin güvenini tam olarak kazanamamış olan korucuları, bölge halkı ve Kürt hareketi tarafından dışlandı. En dikkat çekici husus ise, korucuların PKK’ya yönelik yaklaşımlarıdır. Birbirlerine karşı savaşıyor olsalar bile, korucuların yaklaşık beşte birinde PKK'ya karşı gizli bir sempatisi olduğu anlaşılmaktadır. Koruculara, PKK ve sempatizanları tarafından, 'hain, işbirlikçi' muamelesi yapılmaktadır. PKK'nın korucuları toplum nezdinde itibarsızlaştırma girişimlerinde bulunmasına rağmen bazı korucular PKK'ya sempati duymaktadır. İçişleri Bakanlığı’nın, 2005 yılında yaptığı açıklamaya göre, 1985 ile 2005 tarihleri arasında 2 bin 384 köy korucusu terör ve teröre yardım-yataklık suçu işlemiştir. Sistemin meydana getirdiği sıkıntılardan biri de, bölge halkı ile korucular arasında sosyal bölünmenin yaşanmış olmasıdır."SİSTEMİN KALDIRILMASI DOĞRU MU?Araştırmada koruculuk sisteminin kaldırılması halinde ne olacağı sorusunun cevabı da arandı. Koruculuk sisteminin kaldırılmasının, bazı problemlerin son bulmasına imkan tanıyacağı ortaya çıktı ama tüm sorunların çözümü olarak gösterilmedi. Hatta yeni problemlerin oluşmasına sebebiyet vereceğine dikkat çekildi. Yaşları 36 ile 60 arasında değişen işsiz ve vasıfsız bir kitlenin, kırsal kesimden kentsel alana doğru yeni bir göç dalgası oluşturmasının güçlü bir olasılık olduğu vurgulandı. Bununla birlikte aşiretler arası husumetlerin yeniden alevlenmesi riski ola bileceğine dikkat çekildi. Koruculuk sisteminin kaldırılması sonrası aşiretler arası güç dengesinde yaşanacak değişmelerin, bölgede asayiş olaylarının patlamasına neden olabileceği belirtildi.
TARİHTE 28 KÜRT İSYANI OLDU 29'UNCU PKKTürkiye geçmişten günümüze kadar ki süreçte bir çok ciddi sorunlar yaşadı. Bunların bazıları terör örgütü PKK, sorunu gibi uzun süre gündemi meşgul etti. Doç. Dr. Mehmet Seyman Önder, "En uzun süreli meşgul eden sorunların başında kimilerinin PKK ve kimilerinin de Kürt sorunu olarak tanımladığı sorun gelmektedir. Doğu ve Güneydoğu Anadolu bölgelerinde farklı zamanlarda Kürt isyanları gerçekleşmiştir. Daha önce gerçekleşen 28 isyan, devlet güçleri tarafından bastırıldı. 29'uncu isyan olarak kabul edilen PKK hareketi ise hala sonlandırılamadı" dedi.SUÇLULAR KÖY KORUCUSU YAPILDI Terörün sonlandırılamaması nedeniyle devlet yetkililerinin, daha önce II. Abdülhamid tarafından uygulanmış olan 'Hamidiye Alayları' sisteminin bir benzerinin uygulamaya sokulduğunu ifade eden Doç. Dr. Önder, "Köy Kanunu ve Orman bekçiliği yasalarından devşirilerek Köy Koruculuğu Sitemi adında yeni bir sistem oluşturuldu. Bölgede yerleşik olan bazı aşiretlerin üyelerine silah ve yetkiler verilerek birer kamu güvenlik görevlisi yapılmışlardır. Asayiş ve güvenlik konusunda bazı sıkıntılara neden olan aşiretlerin yaratacağı sorunların önüne böylelikle geçilmeye çalışılmıştır. Ayrıca, bu görevliler devlet için tehdit sayılacak unsurlara karşı kullanılmışlardır. Ağır suçlar işleyen ve aranıyor durumda olan yöneticiler de dahil olmak üzere bazı aşiretlerin bazı mensupları, devlet güvenliği için çalışmak şartıyla affedilmiştir. Bu kişiler kaçak oldukları halde Geçici Köy Korucusu adıyla kamu görevlisi yapılmışlardır" diye konuştu.BÖLGEDE GÜÇ HALİNE GELDİLER Yapılan bilimsel araştırmaya göre, sisteme içerisinde ilk olarak aşiret üyelerine görev verildi. Daha sonra aşiret üyesi olmayan köylüler de sisteme katıldı. Ancak 30 yıllık çatışmalı süreçte, korucuların bir güç haline geldikleri ve bazı korucuların kendi başlarına hareket ettikleri görüldü. Bazı korucular ellerindeki gücü kullanarak çeşitli suçlara karıştı. Bu nedenle, bir kısım korucuların sistemle savaşır hale geldikleri yönünde tartışmalar yürütüldü. Tüm bu yan etkilerine rağmen, bazı devlet kademelerinde, özellikle de askeri yetkililerce köy savunması, bölgeyi ve kişileri iyi tanımaları, tuzak yerlerini bilmeleri gibi bir çok konuda başarılı olduğu söylenen koruculuk sisteminin, PKK'nın bölge halkının desteğini sağlamasına engel olduğu açıklandı. Bazı kesimlerce de ‘devletin sırtındaki kambur’ olarak nitelendirildi."
NEDEN KORUCU OLDULAR koruculuk sistemine bazı aşiretler, korucu olmadan önce PKK saldırılarına maruz kaldığına dikkat çekilen bilimsel araştırmada, bu aşiretlerin, PKK’ya karşı korunabilmek için korucu olmak istedikleri tespit edildi. Doç. Dr. Önder, "Bu durum, bazı askeri ve siyasi yetkililer tarafından dile getirilmiştir. Ancak, çeşitli sivil toplum örgütleri, köylülerin, devlet yetkilileri tarafından köyleri yakılmakla tehdit edildiği için koruculuğu kabul ettiklerini defaten belirtmişlerdir. Araştırmamızda, bazı köylülerin PKK'ya karşı kendilerini savunmak için, bazı köylülerin ekonomik gerekçelerle, bazı köylülerin de devlet yetkilileri tarafından köylerini terk etmek zorunda bırakıldıkları için koruculuğu kabul ettiklerine yönelik detaylı analizlere yer verilmiştir" şeklinde konuştu.KORUCULARIN BEŞTE BİRİ PKK SEMPATİZANI Doç. Dr. Önder, "Devletin güvenini tam olarak kazanamamış olan korucuları, bölge halkı ve Kürt hareketi tarafından dışlandı. En dikkat çekici husus ise, korucuların PKK’ya yönelik yaklaşımlarıdır. Birbirlerine karşı savaşıyor olsalar bile, korucuların yaklaşık beşte birinde PKK'ya karşı gizli bir sempatisi olduğu anlaşılmaktadır. Koruculara, PKK ve sempatizanları tarafından, 'hain, işbirlikçi' muamelesi yapılmaktadır. PKK'nın korucuları toplum nezdinde itibarsızlaştırma girişimlerinde bulunmasına rağmen bazı korucular PKK'ya sempati duymaktadır. İçişleri Bakanlığı’nın, 2005 yılında yaptığı açıklamaya göre, 1985 ile 2005 tarihleri arasında 2 bin 384 köy korucusu terör ve teröre yardım-yataklık suçu işlemiştir. Sistemin meydana getirdiği sıkıntılardan biri de, bölge halkı ile korucular arasında sosyal bölünmenin yaşanmış olmasıdır."SİSTEMİN KALDIRILMASI DOĞRU MU?Araştırmada koruculuk sisteminin kaldırılması halinde ne olacağı sorusunun cevabı da arandı. Koruculuk sisteminin kaldırılmasının, bazı problemlerin son bulmasına imkan tanıyacağı ortaya çıktı ama tüm sorunların çözümü olarak gösterilmedi. Hatta yeni problemlerin oluşmasına sebebiyet vereceğine dikkat çekildi. Yaşları 36 ile 60 arasında değişen işsiz ve vasıfsız bir kitlenin, kırsal kesimden kentsel alana doğru yeni bir göç dalgası oluşturmasının güçlü bir olasılık olduğu vurgulandı. Bununla birlikte aşiretler arası husumetlerin yeniden alevlenmesi riski ola bileceğine dikkat çekildi. Koruculuk sisteminin kaldırılması sonrası aşiretler arası güç dengesinde yaşanacak değişmelerin, bölgede asayiş olaylarının patlamasına neden olabileceği belirtildi. 




