MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin bir televizyon programında siyah çantasını açması ve evrakları göstermesi Başbakan Ahmet Davutoğlu'nun tepkisini çekti. Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Sanki televizyonda onunla röportaj yapan o hanımefendi ile koalisyon kuracak. Bizim yanımızda açsaydın ya görseydik ne olduğunu " diyerek tepki gösterdi. Devlet Bahçeli, "Kendilerinde de bir çanta var ama benimkinden biraz daha küçük bir çanta. Böyle evrak çantası gibi oda onu açtı" şeklinde programda açıklama yapmıştı.Başbakan Ahmet Davutoğlu, Ankara mitinginde yaptığı konuşmada 7 Haziran seçimlerinin ardından MHP Lideri Devlet Bahçeli ile yaşanan süreci eleştirdi. Bahçeli'nin her şeye 'Hayır' demesi gündemden düşmezken Başbakan Ahmet Davutoğlu, çanta konusunu eleştirdi. Devlet Bahçeli'nin bir televizyonda siyah bir çanta içerisinden görüş, öneri, rapor ve projeleri içeren belgeri göstermesi, masanın üzerine koymasına Başbakan Ahmet Davutoğlu, "Ne olur bir daha kapalı kapılar ardında konuştuklarımızı bile dışarı aktaran, siyaset ahlakından yoksun kişilere beni muhtaç etmeyin. Bir daha beni Kılıçdaroğlu ile koalisyon müzakeresi yapmak zorunda bırakmayın. Beni kimseye muhtaç etmeyeceksiniz değil mi? Tek başına iş başına diyecek misiniz? Sizden tek isteğim bu. Tekrar o kapıları çalmak istemiyorum. Bahçeli’nin hiç açılmayan çantası ile uğraşmak istemiyorum. Bizim yanımızda açmıyor, televizyonda açıyor. Televizyonda mı kuracaksın mübarek bizim yanımızda açsana. Öyle değil mi. Sanki televizyonda onunla röportaj yapan o hanımefendi ile koalisyon kuracak. Bizim yanımızda açsaydın ya görseydik ne olduğunu. Hayır. Bizim yanımızda sadece hayır dedi. Onun için, onlara bizi muhtaç etmeyin" dedi.
NE BİLİYORSANIZ SÖYLEYİNTeröre karşı bir deklarasyon yayınlamak istemeleriyle ilgili sürece değinen Davutoğlu, "Bahçeli olmaz dedi, HDP zaten olmaz dedi. Kılıçdaroğlu'da olmaz dedi. Kılıçdaroğlu ile ikili görüşme yaptık. Oralarda bazı devlet meselelerini görüştük. Bahçeli ve Kılıçdaroğlu bunu bir şantaj aleti gibi kullanıp, döndüler. Davutoğlu’nun söylediklerini söylersek zor durumda kalır diyorlar. Bizde çok korkmuştuk ya, onlar konuşacak biz zor durumda kalacağız. Toroslar'ın yiğidi kaçar mı, işte buradayım. Ne biliyorsanız söyleyin. Eğer tek bir sözümde doğruluğa aykırı, vatana aykırı bir cümle, bir kelime, bir harf, bir nokta bulurlarsa bu canım feda olsun" diye konuştu.BAYRAĞI ZİRVEYE TAŞIYALIM"Her yerinde zirveye bu al bayrağı taşımaya var mısınız" Davutoğlu, "Canını al bayrak uğruna veren ak kadrolara destek vermeye hazır mısınız. İlk günkü aşkla 'haydi Bismillah' demeye var mısınız. Artık bu mesele şahsi değil, bu mesele memleket meselesi, onun için ne yapmak lazım, sandıkları bu meydandaki gibi doldurup tek başına iş başına demek lazım. Büyük Türkiye, güçlü Türkiye. Türkiye hasımlarına ders vermeye terör odaklarına, kumpas kurmak isteyenlere, ihanet edenlere bir ders vermeye hazır mısınız. Bu gayret bu çaba hep 1 Kasım için. 1 Kasım sadece Türkiye’nin değil Balkanların, Kafkasların, Orta Doğu’nun seçimleridir. Biz bütün bir insanlık adına milletimiz adına 1 Kasım da al bayrağı dalgalandıracak mührümüzü AK kadroya AK Parti'ye vuracağız" şekilende konuştu.
DEVLET BAHÇELİ TV PROGRAMINDA NE DEDİMHP Lideri Devlet Bahçeli ise, katıldığı televizyon programında koalisyon görüşmesi hakkında bilgi vermişti. Bahçeli, yaşanan süreci, 'Onlarda da benimkinden ufak bir çanta vardı o da onu açtı' diyerek konuşmasını şöyle sürdürdü, "Hayırda hayır var. Neye hayır demişiz, azınlık hükümetine hayır demişiz. Erken seçime hayır demişiz. Seçim hükümetinin kurulmasın da görev almamaya hayır demişiz. 4 temel ilke ve şatımız var. Temel ilke ve şartlarımızın kabulü halinde bir koalisyon hükümetinin kurulmasına katkı sağlayacağımı Sayın Başbakan'a ifade ettim. Cebimde notum vardı çıkardım, bu 4 ilke üzerinde mutabık olup olmayacağımız görmek istiyorum dedim. Neydi bunlar, bir Anayasa'nın ilk 4 maddesinde tereddütte mahal bırakmayacak derecede, içten bağlılık ve saygının berrak miraç ve beyanatla vazgeçilmez ön şartımızdır. Çözüm sürecinin tamamen tasfiyesi müzakere kabul etmeyen talebimiz, çözüm buzdolabında ise fişinin çekilerek çürümeye teminatı samimi bir üslupla verilmelidir. Rüşvet yolsuzluk 17-25 Aralık operasyonlarının ucu kime dayanacaksa üzerine gidilmesi, Anayasa yetki ve sorumlulukları inat ve ısrarla cumhurbaşkanının görevinin gerektirdiği meşru ve hukuki zeminde bulunmasının yanında kuvvetler ayrımı prensibinin ayrılının parlamenter demokrasiyle muhafazası istikrarlı ve sağlıklı bir koalisyon için aradığımız temel kriterdir. 4 şartı sundum kabul ederseniz gövdemizle sarılırız dedik. Çantama uzandım çantamı açtım. Burada bazı dosyaları başbakan ve Faruk beye gösterdim. Kabul olsaydı bu çantadaki dosyaya verebilirim dedim. Kendilerinde de bir çanta var ama benimkinden biraz daha küçük bir çanta. Böyle evrak çantası gibi oda onu açtı. Bizimle olan görüşmeler sırasında neler konuşabileceklerini not haline getirmiş, yakın arkadaşlarıyla istişare ederek hazırlanan metinler"
NE BİLİYORSANIZ SÖYLEYİNTeröre karşı bir deklarasyon yayınlamak istemeleriyle ilgili sürece değinen Davutoğlu, "Bahçeli olmaz dedi, HDP zaten olmaz dedi. Kılıçdaroğlu'da olmaz dedi. Kılıçdaroğlu ile ikili görüşme yaptık. Oralarda bazı devlet meselelerini görüştük. Bahçeli ve Kılıçdaroğlu bunu bir şantaj aleti gibi kullanıp, döndüler. Davutoğlu’nun söylediklerini söylersek zor durumda kalır diyorlar. Bizde çok korkmuştuk ya, onlar konuşacak biz zor durumda kalacağız. Toroslar'ın yiğidi kaçar mı, işte buradayım. Ne biliyorsanız söyleyin. Eğer tek bir sözümde doğruluğa aykırı, vatana aykırı bir cümle, bir kelime, bir harf, bir nokta bulurlarsa bu canım feda olsun" diye konuştu.BAYRAĞI ZİRVEYE TAŞIYALIM"Her yerinde zirveye bu al bayrağı taşımaya var mısınız" Davutoğlu, "Canını al bayrak uğruna veren ak kadrolara destek vermeye hazır mısınız. İlk günkü aşkla 'haydi Bismillah' demeye var mısınız. Artık bu mesele şahsi değil, bu mesele memleket meselesi, onun için ne yapmak lazım, sandıkları bu meydandaki gibi doldurup tek başına iş başına demek lazım. Büyük Türkiye, güçlü Türkiye. Türkiye hasımlarına ders vermeye terör odaklarına, kumpas kurmak isteyenlere, ihanet edenlere bir ders vermeye hazır mısınız. Bu gayret bu çaba hep 1 Kasım için. 1 Kasım sadece Türkiye’nin değil Balkanların, Kafkasların, Orta Doğu’nun seçimleridir. Biz bütün bir insanlık adına milletimiz adına 1 Kasım da al bayrağı dalgalandıracak mührümüzü AK kadroya AK Parti'ye vuracağız" şekilende konuştu.
DEVLET BAHÇELİ TV PROGRAMINDA NE DEDİMHP Lideri Devlet Bahçeli ise, katıldığı televizyon programında koalisyon görüşmesi hakkında bilgi vermişti. Bahçeli, yaşanan süreci, 'Onlarda da benimkinden ufak bir çanta vardı o da onu açtı' diyerek konuşmasını şöyle sürdürdü, "Hayırda hayır var. Neye hayır demişiz, azınlık hükümetine hayır demişiz. Erken seçime hayır demişiz. Seçim hükümetinin kurulmasın da görev almamaya hayır demişiz. 4 temel ilke ve şatımız var. Temel ilke ve şartlarımızın kabulü halinde bir koalisyon hükümetinin kurulmasına katkı sağlayacağımı Sayın Başbakan'a ifade ettim. Cebimde notum vardı çıkardım, bu 4 ilke üzerinde mutabık olup olmayacağımız görmek istiyorum dedim. Neydi bunlar, bir Anayasa'nın ilk 4 maddesinde tereddütte mahal bırakmayacak derecede, içten bağlılık ve saygının berrak miraç ve beyanatla vazgeçilmez ön şartımızdır. Çözüm sürecinin tamamen tasfiyesi müzakere kabul etmeyen talebimiz, çözüm buzdolabında ise fişinin çekilerek çürümeye teminatı samimi bir üslupla verilmelidir. Rüşvet yolsuzluk 17-25 Aralık operasyonlarının ucu kime dayanacaksa üzerine gidilmesi, Anayasa yetki ve sorumlulukları inat ve ısrarla cumhurbaşkanının görevinin gerektirdiği meşru ve hukuki zeminde bulunmasının yanında kuvvetler ayrımı prensibinin ayrılının parlamenter demokrasiyle muhafazası istikrarlı ve sağlıklı bir koalisyon için aradığımız temel kriterdir. 4 şartı sundum kabul ederseniz gövdemizle sarılırız dedik. Çantama uzandım çantamı açtım. Burada bazı dosyaları başbakan ve Faruk beye gösterdim. Kabul olsaydı bu çantadaki dosyaya verebilirim dedim. Kendilerinde de bir çanta var ama benimkinden biraz daha küçük bir çanta. Böyle evrak çantası gibi oda onu açtı. Bizimle olan görüşmeler sırasında neler konuşabileceklerini not haline getirmiş, yakın arkadaşlarıyla istişare ederek hazırlanan metinler"









