Suriye’nin diktatör lideri Beşşar Esad’in inatla 4 yıldır sürdüğü iç savaş, ülke ekonomisini iflasın eşiğine getirdi. Ülke iktisadi açıdan her geçen gün kötüye giderek, yaşanılan kayıp 200 milyar doları aştı. Ekonomisi yüzde 60 oranında küçülürken, mal ve hizmetlerin ortalama fiyatı son üç yılda yüzde 50'den fazla arttı.Birinci Dünya Savaşı'ndan sonra Osmanlı topraklarından Fransızların kontrolüne geçen Suriye, bir türlü huzur bulamadı. Piyonların kullanıldığı ülke 1946 yılında bağımsızlığını ilan etti. Bir türlü huzur bulamayan değerli toprakların olduğu ülke askeri darbelerle uğraştı. Kapanın elinde kalır mantığı sürekli devam etti. 1963 yılında Baas Partisi yönetimi ele geçirdi, 1970 bir darbe daha oldu baba Hafız Esad iktidara geldi. Son mirasçı oğul Esad ülkeyi günümüzdeki haline ulaştırdı.RAPORLAR BİR ÜLKENİN ÇÖKTÜĞÜNÜ GÖSTERİYOR Ortadoğu’nun kanayan yarası Suriye'de uzun zamandır devam eden iç savaşın, Suriye ekonomisini getirdiği nokta içler acısı. Yarım milyon insanın kat edilmesinin yanı sıra ekonomik olarak ta bitmiş durumda. Birleşmiş Milletler (BM), Dünya Bankası, merkezi Washington’da bulunan Carnegie Uluslararası Barış Vakfı ve İngiltere'nin Düşünce Kuruluşu Chatham House’un Suriye ekonomisine ilişkin raporları, ülke ekonomisinin çökme noktasına geldiğini gösteriyor.Birleşmiş Milletler (BM)’nin desteklediği yeni araştırma raporunda, 2011 yılından bu güne kadar ülkedeki ekonomik kaybın 200 milyar doları aştığı belirtiliyor. Dünya Bankası'nın verilerine göre, Suriye ekonomisi 2011'den 2014'e kadar yıllık ortalama yüzde 15,4 küçüldü. Ekonomik göstergeler, daralmanın artarak devam edeceğini, küçülme rakamlarının gelecek yıl yüzde 16'yı bulacağını ortaya koyuyor. ABD’deki Carnegie Uluslararası Barış Vakfı’nın yayınladığı rapora göre, Esed rejiminin kontrolünde bulunan bölgelerdeki ekonomi, 2016'da daha da kötüleşecek, göçler artarak devam edecek. Raporda para birimi Suriye Lirası’nın giderek değer kaybedip maaşların dahi ödenemediği ülkede, hayat standardının da düşeceği öngörülüyor. İngiltere Düşünce Kuruluşu Chatham House’un raporuna göre de, çeyrek milyona yakın insanın katledildiği Suriye’de ekonomi, 2011 yılından bu yana yaklaşık yüzde 60 oranında küçüldü. Para birimi yüzde 80 oranında değer kaybederken, en çok etkilenen sektörler madencilik ve inşaat oldu.
EKONOMİ 2016’DA YÜZDE 16 KÜÇÜLECEKCarnegie Uluslararası Barış Vakfının hazırladığı rapor ve Dünya Bankası’nın öngörülerine göre, Suriye ekonomisi, 2016’da yüzde 16 oranında küçülerek, kötü gidişat devam edecek. Suriye Politika Araştırmaları Merkezi verilerine göre, ülkede 2011'de yüzde 14,9 olan işsizlik 2015'te yüzde 60'ı gördü. Esad rejiminin petrol gelirleri ise petrol bölgelerinin muhaliflerin elinde olması sebebiyle 4 yılda 387 bin varilden 10 bin varile düştü. 3 milyondan fazla Suriyeli savaş sırasında işini, 12 milyondan fazla kişi de ana gelir kaynadığını kaybetti.2016'DA FAKİRLEŞME GÖÇ ARTACAK Ticaretin bozulduğu Suriye'de devlet kurumları hizmet veremez hale gelirken, 2016’da fakirleşme ve göçlerin artması bekleniyor. Ülkede en fazla zarar gören sektörler ise enerji, üretim ve tarım oldu. Ülkedeki toplam ekonomik zarar ise geçen yılın Aralık ayı itibariyle 202 milyar dolara ulaştı. Bu rakam ülkenin 2010'daki gayri safi milli hasılasının yüzde 383'üne denk geliyor. Yaşam süresi ise 75,9 yıldan 55,7 yıla düştü.SAVAŞ BİTSE 30 YILDA SURİYE KENDİNİ TOPARLAYAMAZBM’nin raporuna göre, Suriye’de geçen yıl enflasyon, yüzde 68'lere dayanmış, fabrikaların yüzde 75'i kapanmıştı. Kayıt dışı ekonominin ise hızla büyüdüğü ülkede 2015 yılı içinde Tarım, ticaret ve sanayideki faaliyetler, savaş öncesi döneme göre üçte iki azaldı. Ülkede paranın bitip bitmediği bilinmezken, gıda kıtlığı da her geçen gün artıyor. İç savaşın eğitim, sağlık hizmetleri üzerinde de büyük etkisi oldu. İki çocuktan biri okula gitmiyor. 3 bin okul kullanılamaz durumda. İnsani yardıma ihtiyacı olan insan sayısı 9 milyonun üzerinde. Ülkedeki hastanelerin yüzde 40’ı çalışamaz halde. Kuruluşlar, bugün savaşın sona ermesi halinde Suriye ekonomisinin eski haline dönebilmesi için en az 30 yıl gerektiği konusunda fikir birliği yapıyor. 
SURİYE, TİCARETTE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLERİNİ MUMLA ARIYOR2010 yılında adeta bahar havası yaşanan Suriye-Türkiye ilişkileri, vizesiz geçişin de sağlanmasıyla ticaret hacmi artarak, yıllık 2,5 milyar dolara ulaşmıştı. Türk girişimcisi için en cazip pazarlardan biri haline gelen Suriye, ticarette Türkiye ile olan eski günlerini ise şuan mumla arıyor. Her konuda iyi ilişkiler içinde olduğu dönemde Esed rejimi, Türkiye’nin uyarılarına kulak vermek yerine karşısında yer alarak ilişkileri bitirmişti. Mart 2011’de başlayan Suriye’deki ayaklanmalara çoluk çocuk gözetmeden milyonlarca Müslümanı hunharca katlederek yanıt veren Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın diktatörce yaklaşımının ülkeye faturası ağır oldu. 2002’ye kadar 750 milyon dolar seviyelerinde Türkiye-Suriye arası dış ticaret, bu tarihten sonra Türkiye’nin lehine artışa geçmişti. 2009 yılının 11 ayı itibariyle 2 milyar dolara ulaşan karşılıklı ticaretin 2012 yılına kadar 15 milyar dolara ulaştırılması hedeflenmişti. 2004’te imzalanan serbest ticaret anlaşmasıyla, iki ülke arasındaki gümrük vergisi bazı mallarda sıfırlanmış, bazı mallarda da kademeli olarak azaltılması, nihayetinde de sıfırlanması planlanmıştı. Diğer iki önemli anlaşma ise çifte vergilendirmenin önlenmesi ve yatırımların karşılıklı teşviki ve korunmasına yönelikti. Ayrıca toplu konut, sivil havacılık, turizm ve sağlık gibi alanlarda 50 işbirliği anlaşması imzalanmıştı.İTHALATTA ASYA VE ORTADOĞU PAZARINA YÖNELDİ Suriye’nin ithalatında Avrupa ülkelerinin payı giderek azalırken, buna karşılık Asya ve Ortadoğu ülkelerinin payı artmıştı. Türkiye, önde gelen tedarikçi ülkeler arasındaydı. Suriye’nin 2008 yılı itibariyle ihracatı 12 milyar, ithalatı ise 14 milyar dolar civarındaydı. Suriye’nin ihracatında ham petrol, meyve-sebze, tekstil ve pamuk, ithalatta ise petrol ürünleri, makine ve ulaşım ekipmanları, gıda, canlı hayvan, metal ve metal ürünleri ile kimyasallar başı çekiyordu.
EKONOMİ 2016’DA YÜZDE 16 KÜÇÜLECEKCarnegie Uluslararası Barış Vakfının hazırladığı rapor ve Dünya Bankası’nın öngörülerine göre, Suriye ekonomisi, 2016’da yüzde 16 oranında küçülerek, kötü gidişat devam edecek. Suriye Politika Araştırmaları Merkezi verilerine göre, ülkede 2011'de yüzde 14,9 olan işsizlik 2015'te yüzde 60'ı gördü. Esad rejiminin petrol gelirleri ise petrol bölgelerinin muhaliflerin elinde olması sebebiyle 4 yılda 387 bin varilden 10 bin varile düştü. 3 milyondan fazla Suriyeli savaş sırasında işini, 12 milyondan fazla kişi de ana gelir kaynadığını kaybetti.2016'DA FAKİRLEŞME GÖÇ ARTACAK Ticaretin bozulduğu Suriye'de devlet kurumları hizmet veremez hale gelirken, 2016’da fakirleşme ve göçlerin artması bekleniyor. Ülkede en fazla zarar gören sektörler ise enerji, üretim ve tarım oldu. Ülkedeki toplam ekonomik zarar ise geçen yılın Aralık ayı itibariyle 202 milyar dolara ulaştı. Bu rakam ülkenin 2010'daki gayri safi milli hasılasının yüzde 383'üne denk geliyor. Yaşam süresi ise 75,9 yıldan 55,7 yıla düştü.SAVAŞ BİTSE 30 YILDA SURİYE KENDİNİ TOPARLAYAMAZBM’nin raporuna göre, Suriye’de geçen yıl enflasyon, yüzde 68'lere dayanmış, fabrikaların yüzde 75'i kapanmıştı. Kayıt dışı ekonominin ise hızla büyüdüğü ülkede 2015 yılı içinde Tarım, ticaret ve sanayideki faaliyetler, savaş öncesi döneme göre üçte iki azaldı. Ülkede paranın bitip bitmediği bilinmezken, gıda kıtlığı da her geçen gün artıyor. İç savaşın eğitim, sağlık hizmetleri üzerinde de büyük etkisi oldu. İki çocuktan biri okula gitmiyor. 3 bin okul kullanılamaz durumda. İnsani yardıma ihtiyacı olan insan sayısı 9 milyonun üzerinde. Ülkedeki hastanelerin yüzde 40’ı çalışamaz halde. Kuruluşlar, bugün savaşın sona ermesi halinde Suriye ekonomisinin eski haline dönebilmesi için en az 30 yıl gerektiği konusunda fikir birliği yapıyor. 
SURİYE, TİCARETTE TÜRKİYE İLE İLİŞKİLERİNİ MUMLA ARIYOR2010 yılında adeta bahar havası yaşanan Suriye-Türkiye ilişkileri, vizesiz geçişin de sağlanmasıyla ticaret hacmi artarak, yıllık 2,5 milyar dolara ulaşmıştı. Türk girişimcisi için en cazip pazarlardan biri haline gelen Suriye, ticarette Türkiye ile olan eski günlerini ise şuan mumla arıyor. Her konuda iyi ilişkiler içinde olduğu dönemde Esed rejimi, Türkiye’nin uyarılarına kulak vermek yerine karşısında yer alarak ilişkileri bitirmişti. Mart 2011’de başlayan Suriye’deki ayaklanmalara çoluk çocuk gözetmeden milyonlarca Müslümanı hunharca katlederek yanıt veren Suriye Devlet Başkanı Beşşar Esad’ın diktatörce yaklaşımının ülkeye faturası ağır oldu. 2002’ye kadar 750 milyon dolar seviyelerinde Türkiye-Suriye arası dış ticaret, bu tarihten sonra Türkiye’nin lehine artışa geçmişti. 2009 yılının 11 ayı itibariyle 2 milyar dolara ulaşan karşılıklı ticaretin 2012 yılına kadar 15 milyar dolara ulaştırılması hedeflenmişti. 2004’te imzalanan serbest ticaret anlaşmasıyla, iki ülke arasındaki gümrük vergisi bazı mallarda sıfırlanmış, bazı mallarda da kademeli olarak azaltılması, nihayetinde de sıfırlanması planlanmıştı. Diğer iki önemli anlaşma ise çifte vergilendirmenin önlenmesi ve yatırımların karşılıklı teşviki ve korunmasına yönelikti. Ayrıca toplu konut, sivil havacılık, turizm ve sağlık gibi alanlarda 50 işbirliği anlaşması imzalanmıştı.İTHALATTA ASYA VE ORTADOĞU PAZARINA YÖNELDİ Suriye’nin ithalatında Avrupa ülkelerinin payı giderek azalırken, buna karşılık Asya ve Ortadoğu ülkelerinin payı artmıştı. Türkiye, önde gelen tedarikçi ülkeler arasındaydı. Suriye’nin 2008 yılı itibariyle ihracatı 12 milyar, ithalatı ise 14 milyar dolar civarındaydı. Suriye’nin ihracatında ham petrol, meyve-sebze, tekstil ve pamuk, ithalatta ise petrol ürünleri, makine ve ulaşım ekipmanları, gıda, canlı hayvan, metal ve metal ürünleri ile kimyasallar başı çekiyordu.









