Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer ,kış mevsiminde güneşli gün sayısının azalmasına bağlı gelişen D vitamini eksikliğinin tüp bebek uygulamasında embriyonun tutunma oranını düşürdüğünü söyledi. Çocuk sahibi olmanın giderek zorlaştığı günümüzde evli çiftler bunun için bir çok yol deniyor. Hiçbir sorun yokken çocuk sahibi olamayan çiftler olduğu gibi çeşitli tıbbi nedenlerle tüp bebek uygulamasını tercih eden çiftlerin sayısı da her geçen gün artıyor. ancak tüp bebek uygulamasında dikkat edilmesi gereken unsurlardan biri de annenin D vitamini rezervlerinin yeterli ölçüde olması. bu konuda açıklamalarda bulunan Kadın Doğum ve Tüp Bebek Uzmanı Doç. Dr. Hakan Çoksüer anne olmak isteyen adayları uyardı. Güneş'e maruz kalma yolu ile ciltte gerçekleşen sentezlenme sonucunda üretilen D vitaminin gebelik için önemine dikkat çeken Çoksüer, “D vitamini kemin ve kalsiyum metabolizması için son derece önemli. Güneş ile vücudumuza ulaşan ultraviyole ışınları D vitaminin vücudumuzda sentezlenmesini sağlar. Ancak havaların soğuması ile artan bulutluluk oranı ve bunakarşılık azalan güneşli gün sayısı ile birlikte vücuttaki D vitamini sentezi azalmaktadır. Vücudumuzda kemik yapılanması için önemli bir role sahip olan D vitamini vücudumuzda kemik yapılanmasında önemli rolü olan bir vitamindir. İnsan derisinde güneş ışığı ile temas sonucu meydana gelir ve daha çok balık, süt ve yumurta sarısında bulunur" dedi.DBEBEĞİNİZİN SİZE VE YAŞAMA TUTUNABİLMESİ İÇİND vitamini desteğinin bebeğin anneye tutunduğu implantasyon sürecine olumlu katsı sağladığını dile getiren Çoksüer, ''D vitamini desteği ile doğal doğurganlık artıtrılabilir. D vitamini eksikliği olan anne adaylarında canlı doğum oranı düşüktür. Hormon salgısını ve bağışıklık yanıtını düzenleyen d vitamini yeterli miktarda alınırsa bağışıklık düzenleyici etki yapar ve embriyonun ana rahmine tutunduğu implantasyon süreci başarılı sonuçlanır'' şeklinde konuştu.SPERM VE YUMURTA KALİTESİ ÜZERİNDE DE ETKİLİÇocuk sahibi olma sürecinde D vitamininin sperm ve yumurta kalitesi üzerinde de etkili olduğunu vurgulayan Çoksüer, '' Düşük ve fazla konsantrasyonda olan D vitamini sperm sayısı, hareketi ve morfolojisini etkilemektedir. Tüp bebek uygulamalarında D vitamini eksikliği, embriyo tutunma ve gebelik oranlarında düşmeye yol açıyor. Tekrarlayan gebelik kayıplarında artış oluyor. Bu durumun rahim içi tabakada bulunan bağışıklık hücrelerindeki dengesizliğe bağlı olduğu düşünülüyor.D vitamininin gebelikteki eksikliğinde de ortaya olumsuz bir tablo çıktığına işaret eden Çoksüer, şu ifadeleri kullandı: “D vitamini eksikliğinde hücresel immünite artması sonucunda tekrarlayan düşükler, gebelerde gebelik zehirlenmesi, erken doğum, gebelik diyabeti, bebekte gelişme geriliği gibi pek çok gebelik sorunu ortaya çıkabilir. Yeteri kadar D vitamini B hücre çoğalmasını ve fonksiyonunu düzenleyerek başarılı bir gebeliğin devamını sağlar. Özellikle obez kadınlarda, insülin rezistansı olan kadınlarda, düşük yumurta rezervli kadınlarda, sperm kalitesi ve sayısı düşük olan erkelerde vitamin D takviyesi yapılmalıdır."D VİTAMİNİ İÇEREN GIDALAR
Ton balığı, uskumru gibi yağlı balıklar, süt, karaciğer, tahıl ve portakal suyu gibi güçlendirilmiş besinlerle D vitamininin doğal olarak alınabildiğini anlatan Çoksüer, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çeşitli balıklar D vitamini bakımından zengindir ancak yağlı balıklar daha çok D Vitamini içerir. D vitamini için en çok ton, somon ve uskumru gibi balıklar önerilmektedir. Balık yağı ile hem Omega 3 hem de D vitamini alma şansımız olmaktadır. D vitamini gıdalarımızda en çok balık (somon, tuna ve sardalya) yumurta sarısı ve karaciğerde bulunur. Cildin güneş ışığına maruz kalması (ultraviyole B ışınlarına) vücutta D vitamini yapımı için gereklidir. Soğuk havalarda güneş olduğu zaman haftada en az 3 kez yüz bacaklar ve kolların en az 10 dakika güneşe maruz bırakılması ve diyette D vitamininin artırılması eksikliği önler. Beslenme ve giyinme alışkanlıklarının gözden geçirilmesi, gerekirse D vitamini destek ürünlerinin kullanılması ile bu sorunun üstesinden gelinebilir.”
Ton balığı, uskumru gibi yağlı balıklar, süt, karaciğer, tahıl ve portakal suyu gibi güçlendirilmiş besinlerle D vitamininin doğal olarak alınabildiğini anlatan Çoksüer, sözlerini şöyle sürdürdü: "Çeşitli balıklar D vitamini bakımından zengindir ancak yağlı balıklar daha çok D Vitamini içerir. D vitamini için en çok ton, somon ve uskumru gibi balıklar önerilmektedir. Balık yağı ile hem Omega 3 hem de D vitamini alma şansımız olmaktadır. D vitamini gıdalarımızda en çok balık (somon, tuna ve sardalya) yumurta sarısı ve karaciğerde bulunur. Cildin güneş ışığına maruz kalması (ultraviyole B ışınlarına) vücutta D vitamini yapımı için gereklidir. Soğuk havalarda güneş olduğu zaman haftada en az 3 kez yüz bacaklar ve kolların en az 10 dakika güneşe maruz bırakılması ve diyette D vitamininin artırılması eksikliği önler. Beslenme ve giyinme alışkanlıklarının gözden geçirilmesi, gerekirse D vitamini destek ürünlerinin kullanılması ile bu sorunun üstesinden gelinebilir.”









