Kadınlarda en sık rastlanan jinekolojik kanser, halk arasında rahim ağzı kanseri olarak bilinen serviks, günümüzde giderek yaygınlaşmaya başladı. Özellikle 9-45 yaş arasında yapılan taramalar hastalıkla mücadele büyük önem taşırken, 40 yaşından sonra tehlike artıyor. Kadınlarda görülen jinekolojik kanser türlerinde son yıllardaki artış ciddi boyutlara ulaştı. Değişen beslenme alışkanlıkları, tüketilen gıdalardaki katkı maddesi kullanımının artması, sigara ve alkol tüketiminin yaygınlaşması, sağlıksız yaşam koşulları gibi bir çok neden kanser hastalığının görülmesindeki artışı tetiklerken, özellikle kadınlarda görülen jinekolojik kanserlerin ön plana çıkması dikkat çekiyor.
Konuyla ilgili bilgi veren ve önemli uyarılarda bulunan Jinekolog Op. Dr. Rami Asker,''Kadınlara daha çok cinsel yol ile bulaşan ve genital siliği, vajina ve rahim ağzı kanserine neden olan HPV ( Human papilomavirus) enfeksiyonuna yakalanma olasılığı yaşam boyunca yüzde 80 olarak belirlendi. Yapılan araştırmalar ışığında buna bağlı gelişen rahim ağzı kanserine yakalanma riskinin ise yüzde 99.7 olduğu saptandı. Çalışmalar sonucunda hastalığın önüne geçebilmek adına 9-45 yaşları arasında yapılan HPV aşısının serviks kanserinden korumada yüzde 70 oranında etkili olabileceği görüldü. Bu nedenle her yıl binlerce kadının ölümüne yol açan serviks kanserine karşı aşı ve pap smear testiyle düzenli takipler yapılmalı. Üreme çağında doğum kontrol hapları kullanan kadınlarda rahim ve yumurtalık kanserleri görülme riskinde belirgin azalma saptanmıştır. Sonuç olarak her kadın yılda en az bir kere jinekolojik muayeneden geçmesi şarttır'' dediTEST ERKEN TEŞHİS İÇİN ÖNEMLİ
Halk arasında rahim ağzı kanseri bilinen serviksin giderek yaygınlaştığına dikkat çeken Op. Dr. Rami Asker, Serviks kanserinin tüm dünyada meme kanserinden sonra kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu belirtti.
"Serviks kanseri için kabul gören tarama testi pap smear testidir ve bu testin sayesinde serviks kanseri çok erken safhalarda yakalanıp tedavi edilebilir" uyarısı yapan Asker, "Jinekolojik kanserlerde 2. sırada endometrium kanseri yer almakta ve bu kanser halk arasında rahim kanseri olarak bilinir. Endometrium kanseri diğer jinekolojik kanserlerin aksine sosyoekonomik düzeyi yüksek olan toplumlarda artış göstermektedir ancak ölüm oranı düşük çünkü ileri toplumlarda bu hastalık erken yakalanıp tedavi edilebiliyor. Endometrium kanseri için risk faktörleri arasında şişmanlık, şeker hastalığı, geç yaşta menapoza girmek, kısırlık, progesteron olmaksızın tek başına östrojen hormonu kullanımı bulunmaktadır. Over kanseri olarak adlandırılan yumurtalık kanseri ise en çok korkulan jinekolojik kanserdir. Bu kanserde ölüm oranı oldukça yüksek, çünkü sinsi ilerler ve genellikle geç safhalarda teşhis edilir. Bu kanser daha çok 40 yaşından büyüklerde rastlandığı halde daha genç yaşlarda da görülebilir. Over kanserine yol açan belirgin bir sebep saptanmamıştır fakat yaş, irsiyet faktörü, yüksek hayvansal yağ içeren beslenme, çevresel ve genetik faktörler risk faktörleri olarak bilinir" diye konuştu.
Konuyla ilgili bilgi veren ve önemli uyarılarda bulunan Jinekolog Op. Dr. Rami Asker,''Kadınlara daha çok cinsel yol ile bulaşan ve genital siliği, vajina ve rahim ağzı kanserine neden olan HPV ( Human papilomavirus) enfeksiyonuna yakalanma olasılığı yaşam boyunca yüzde 80 olarak belirlendi. Yapılan araştırmalar ışığında buna bağlı gelişen rahim ağzı kanserine yakalanma riskinin ise yüzde 99.7 olduğu saptandı. Çalışmalar sonucunda hastalığın önüne geçebilmek adına 9-45 yaşları arasında yapılan HPV aşısının serviks kanserinden korumada yüzde 70 oranında etkili olabileceği görüldü. Bu nedenle her yıl binlerce kadının ölümüne yol açan serviks kanserine karşı aşı ve pap smear testiyle düzenli takipler yapılmalı. Üreme çağında doğum kontrol hapları kullanan kadınlarda rahim ve yumurtalık kanserleri görülme riskinde belirgin azalma saptanmıştır. Sonuç olarak her kadın yılda en az bir kere jinekolojik muayeneden geçmesi şarttır'' dediTEST ERKEN TEŞHİS İÇİN ÖNEMLİ
Halk arasında rahim ağzı kanseri bilinen serviksin giderek yaygınlaştığına dikkat çeken Op. Dr. Rami Asker, Serviks kanserinin tüm dünyada meme kanserinden sonra kadınlarda en sık görülen kanser türü olduğunu belirtti.
"Serviks kanseri için kabul gören tarama testi pap smear testidir ve bu testin sayesinde serviks kanseri çok erken safhalarda yakalanıp tedavi edilebilir" uyarısı yapan Asker, "Jinekolojik kanserlerde 2. sırada endometrium kanseri yer almakta ve bu kanser halk arasında rahim kanseri olarak bilinir. Endometrium kanseri diğer jinekolojik kanserlerin aksine sosyoekonomik düzeyi yüksek olan toplumlarda artış göstermektedir ancak ölüm oranı düşük çünkü ileri toplumlarda bu hastalık erken yakalanıp tedavi edilebiliyor. Endometrium kanseri için risk faktörleri arasında şişmanlık, şeker hastalığı, geç yaşta menapoza girmek, kısırlık, progesteron olmaksızın tek başına östrojen hormonu kullanımı bulunmaktadır. Over kanseri olarak adlandırılan yumurtalık kanseri ise en çok korkulan jinekolojik kanserdir. Bu kanserde ölüm oranı oldukça yüksek, çünkü sinsi ilerler ve genellikle geç safhalarda teşhis edilir. Bu kanser daha çok 40 yaşından büyüklerde rastlandığı halde daha genç yaşlarda da görülebilir. Over kanserine yol açan belirgin bir sebep saptanmamıştır fakat yaş, irsiyet faktörü, yüksek hayvansal yağ içeren beslenme, çevresel ve genetik faktörler risk faktörleri olarak bilinir" diye konuştu.









