Salmonella virüsü 20 milyon insanı etkiliyor başta tavuk

Salmonella virüsü 20 milyon insanı etkiliyor başta tavuk

Manisa'da askerin gıdadan zehirlenmelerinin ardın hayvansal gıda, başta tavuk, su, havyan ve çevresel etkenlerin oluşturduğu  Salmonella virüsleri merak konusu oldu. Sağlık Bakanlığı virüsle ilgili çalışma yayınladı.

23 Haziran 2017 - 04:29

Manisa'da askerin gıda zehirlenmeleri yaşamalarının ardından gıda, su, havyan ve çevresel etkenlerin oluşturduğu  Salmonella virüsleri merak konusu oldu. Sağlık Bakanlığı Mikrobiyoloji Anabilim Dalı virüsle ilgili daha önce bir çalışma yayınladı.

Salmonella virüsü ve nedenleri ve dünyadaki durumu 

Salmonella türleri insanda baĢlıca akut enterokolit (gastroenterit), enterik ateş (tifo ve paratifo), bakteriyemi ve lokal enfeksiyonlara neden olabilen ya da kronik taşıyıcılık yoluyla insanda bulunabilen mikroorganizmalardır. Virüsün 3 bin alt türü bulunuyor.
Akut enterokolit sıklıkla Salmonella Enteritidis ve Salmonella Typhimurium  sularının neden olduğu enfeksiyonlardır. Doğada vahşi ve evcil hayvanlar arasında yaygın olan bu etkenler insanlara en çok enfekte hayvan ürünlerinden hazırlanmış gıdaların tüketilmesiyle ve hayvan çıkartılarıyla kontamine olmuş sularla bulaşır. Hazır gıda veya hızlı-gıda tüketimi sektörü aracılığı ile kontamine gıdaların yayılması kitlesel salgınlarla sonuçlanabilmektedir.

Enterik ateş (tifo) ise Salmonella Typhi‟nin neden olduğu ciddi bir kan akımı enfeksiyonudur. S.Typhi‟nin doğadaki tek konağı insandır ve diğerlerinden farklı virülans özelliklerine sahiptir. Neden olduğu hastalık bugün en sık gelişmekte olan ülkelerde görülüyorsa da suyun insan kaynaklı fekal kirlenmesinin bir sonucu olarak yayılabileceğinden, bu potansiyelin olduğu her yerde S.Typhi halk sağlığı açısından önemini korumaktadır. Salmonella Paratyphi A, Paratyphi B ve Paratyphi C de tifoya benzer bir klinik tabloya yol açarlar. 
Ülkemizde bütün Salmonella enfeksiyonlarının bildirimi zorunludur; tifo bildirim listesinde A grubunda yer alan bir hastalık olarak klinisyenin, akut gastroenterit etkeni Salmonella türleri de D grubunda yer alan etkenler olarak tanımlandıkları takdirde, laboratuvarların bildirim yükümlülükleri vardır (1,2). Salmonella enfeksiyonlarının tanısı laboratuvar incelemesine dayanır. Kesin tanı, Ģüpheli kolonilerin biyokimyasal testlerle Salmonella sp olarak ayırt edilmesi ve özgül antiserumlarla en azından serogrubunun belirlenmesiyle konur.
Dışkıdan Salmonella tanısı Shigella spp ile birlikte klinik mikrobiyoloji laboratuvarlarının en yaygın tanı işlerinden biridir. Mikrobiyoloji alanının gelişmeye bağladığı yıllardan bu yana bilinen bu etkenlerin tanısında ciddi bir gelenek birikimi de vardır. Bununla birlikte, ülkemizde Sağlık Bakanlığı tarafından 2012 yılında ulusal klinik mikrobiyoloji laboratuvar kapasitesinin mevcut durumunun incelendiği çalışmanın sonuçlarına göre laboratuvarların (n=530) önemli sayılabilecek bir kısmında dışkıdan Salmonella spp tanısının geçerli olmayan tekniklere dayandığı izlenmiştir.
Dışkıda Salmonella incelemesi yapabildiğini beyan eden laboratuvarların (n=250) ancak yüzde 40.4‟ünün geçerli bir prosedür ile tanı koyabildiği dikkati çekmekte.   Dolayısı ile vakaların önemli bir kısmının hatta salgınların tanımlanamadığı, hasta yönetimi ve epidemiyolojik çalışmaların da bu durumdan olumsuz yönde etkilendiği öngörülebilir. Bu nedenle tanıda kabul edilmiş standartlara uygun bir prosedürün el altında olması tanının yaygınlaşmasını ve güvenilir sonuçlar üretilmesini teşvik edecek bir araç olarak önemli görünmektedir.
Bu UMS belgesinde de tanıda geçerli teknikler ile Salmonella spp'nin doğru ve güvenilir bir şekilde tanımlanmasına yardımcı bir Rehber verilmesi hedeflenmiştir. 

Mikroorganizmanın özellikleri

Salmonella'lar insanların ve birçok hayvan türünün bağırsak parazitidir. Bu hayvanlar arasında evcil hayvanlar, vahşi kuşlar ve kemiriciler de vardır. Dere, ırmak ve diğer su kaynaklarında, toprakta bulunurlar. Enterobactericeae ailesinde bulunan Salmonella cinsinde Salmonella enterica veSalmonella bongori olmak üzere iki tür bulunmaktadır. Salmonella enterica türü ise 6 alt türe (I=enterica, II=salamae, IIIa=arizonae, IIIb=diarizonae, IV=houtenae, VI=indica) ayrılmaktadır. İnsan izolatlarının çoğu Salmonella enterica türünde yer alır. Sınıflandırma ve adlandırmanın yaratacağı karışıklığı önlemek için CDC'nin de önerisi ile Salmonella enterica subspecies enterica içindeyer alan serotiplerin tür adları gibi sınıflandırılma alıĢkanlığı sürmektedir. Örneğin, Salmonella enterica subspecies enterica serotip Typhimurium yerine Salmonella serotip Typhimurium veya Salmonella Typhimurium, hatta kısaca Typhimurium Ģeklinde kullanılması, bu arada serotip isminin büyük harfle başlaması ama italik yazılmaması kabul edilmektedir . 
Salmonella‟ların doğal yerleĢim yeri gastrointestinal sistemdir. Bununla birlikte çevrede, cansız ortamlarda uzun süre canlı kalabilirler; çoğalamazlar ancak hayvan veya insan dışkısı ile çevreye atıldıktan sonra uygun koşullar altında suda haftalarca, toprakta yıllarca barınabilir; enfeksiyona veya re-enfeksiyona hazır kaynak oluştururlar. Salmonella'lar insanların tükettiği aralarında sebze ve meyvelerin de bulunduğu birçok gıdadan izole edilebilirler. 

Salmonella enfeksiyonlarının önemi

Salmonella enfeksiyonları tüm dünyada yaygındır ve tanımlandığı yıllardan beri üzerinde çok durulmuştur. Son yıllarda tifo insidansının azaldığı, buna karşın Salmonella gastroenteritlerinde artış olduğu gözlenmektedir.
S. Typhi, sadece insanlarda enfeksiyon yapar. Hastalığı geçiren bireyler düşük bir oranda da olsa bakteriyi taşımaya devam edebilirler ve hastalığın yayılmasında rol oynayabilirler. S. Typhi sağlıklı ve duyarlı kişilere hastalardan veya bu taşıyıcılardan bulaşır. Genel olarak bulaşma fekal-oral yolla olmaktadır. Tifo vakaları dışkı ve idrar ile bol miktarda bakteri atarlar. Hastalar belirtiler geçtikten sonra ortalama 5 hafta salgılarıyla bakteriyi yayarlar. Olguların %90‟ı, belirtiler geçtikten 9 hafta sonra kültür negatif hale gelirler. Özellikle kişisel hijyen şartlarının yeterli olmadığı çevrelerde taşıyıcıların gıdaların kontaminasyonundan büyük ölçüde sorumlu oldukları düşünülmektedir.
Ayrıca suların insan kaynaklı fekal kirlenmesi (suya kanalizasyon karışması) S.Typhi‟nin yayılmasında önemli bir yoldur. İnsanda hastalık yapan diğer salmonellaların başlıca kaynağı hayvansal gıdalar olmakla beraber, çevrenin hayvan kaynaklı fekal kirlenmesi nedeniyle kontamine olmuş sular ve sebzeler de önemlidir. Kesimhanelerde kendi barsak içeriğinden kontamine olmuş tavuk etleri ve yumurta salmonellozlarda en sık sorumlu bulunan gıdalar arasındadırlar.
Salmonella enfeksiyonları endemik bölgelerde, yaz ve sonbahar aylarında sık görülür. Enfeksiyon cinsiyet ayrımı göstermez, çocuklarda ve genç erişkinlerde  sıktır. Aile içi bulaşma eğilimi görülür. Hastane enfeksiyonlarına ve salgınlarına neden olurlar. AIDS hastaları, ağır, kronik ve bakteriyemi ile seyreden Salmonella enfeksiyonuna yakalanma riski altındadır.

20 MİLYON İNSAN ETKİLENİYOR

Enterik ateşin dünyada her yıl, özellikle gelişmekte olan bölgelerde 20 milyondan fazla kişiyi etkilediği tahmin edilmektedir. Gelişmiş ülkelerde insidens belirgin düşüktür. ABD'de her yıl yaklaşık 5700 vaka görülmektedir. Bunların da önemli bir kısmı (%75'den fazlası) az gelişmiş bölgelere seyahat ile ilgilidir. Buna karşın her yıl tifo-dışı salmonellozların ise 1.2 milyon kadar olduğu, 20 binden fazla kişinin hastaneye yatırılarak tedavi gördüğü tahmin edilmektedir. Salmonella enfeksiyonları akut gastroenteritlerin bakteriyel etkenleri arasında genellikle Shigella spp ve Campylobacter spp ile birlikte ilk üç sırada yer almaktadır.
Ülkemizde Sağlık Bakanlığına laboratuvarlardan yapılan bildirimlere göre de benzer bir durum söz konusudur; Salmonella sp‟nin bakteriyel etkenler arasında ilk sırada geldiği ve yılda 2000-3500 arasında vaka kaydedildiği dikkati çekmektedir. Tifo vakalarında ise son yıllarda önemli bir düşüşün  güç olduğu görülmektedir. Bu değerlerin epidemiyolojik durumu ne ölçüde yansıttığı tam bilinmemektedir. Ancak yakın zaman önce yapılmış laboratuvar durum analizine bakıldığında salmonelloz tanısı koyabildiğini beyan eden laboratuvarların yüzde 60 kadarı tanıda geçerli yöntemleri kullanamıyor ise bir kısım vakanın tanımlanamadığı ve bildirimlerin buna bağlı olarak yetersiz kalıyor olabileceği de tahmin edilmektedir.

Kaynak: Haber Merkezi

YORUMLAR

  • 0 Yorum
Henüz Yorum Eklenmemiştir.İlk yorum yapan siz olun..
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR x
Örnek proje Atakum'da
Örnek proje Atakum'da
Çiftçiye yem tohumu desteği
Çiftçiye yem tohumu desteği