Yaz aylarının yaklaşması nedeniyle kene ısırması sonucu bulaşan kene ısırması sonucu bulaşan Kırım Kongo Kanamalı Ateşi Hastalığı yeniden gündeme geldi.KKKA ilk kez 12'nci yüzyılda Tacikistan’da tanımlanmış ve Kara böceklerle taşınan kara hastalık' olarak biliniyor. 1944 -1945 yıllarında Kırım’da Sovyetler Birliği askerleri arasında ateş ve kanamayla görülen bir hastalık olduğu için salgına Kırım Hemorajik Ateşi adı verildi. 1956 yılında Zaire’de benzer enfeksiyon etkenine Kongo Virüsü adı verildi. 1969 yılında her iki etkenin aynı virüs olduğu tespit edilerek belirlenerek Kırım Kongo Kanamalı Ateşi (KKKA) olarak hastalık yeniden adlandırıldı.
KKKA ilk Türkiye'de 2002 yılının ilkbahar ve yaz aylarında, Tokat ve çevresinde özellikle kırsal kesimde yaşayanlarda ateş ve kanama ile seyreden salgın şeklinde dikkati çekti. Sağlık Bakanlığının yaptığı çalışmalar sonucunda Ağustos 2003’te hastalığın KKKA Hastalığı olduğu belirlendi. Hastalık her yıl Mart-Kasım ayları arasında görünürken Temmuz-Ağustos aylarında tavan seviyesine ulaşmakta.TÜRKİYE'DE KENE ISIRMASI SONUCU KKKA'DAN 13 YILDA 469 KİŞİ YAŞAMINI YİTİRDİSağlık Bakanlığı verilerine göre son 13 yılda 2002-2015 yılları arasında Kırım Kongo Kanamalı Ateşi nedeniyle 469 kişi hayatını kaybetti. Yine 13 yılda 9 bin 787 kişiye KKKA bulaştı tedavi edildi. En fazla ölüm ve vaka 2009 yılında bin 318 olarak tespit edildi. En fazla ölüm olayı ise 63’er ölüm ile 2008 ve 2009 yıllarında oldu.KKKA en çok hangi illerde görülüyor ? İç Anadolu Bölgesi'nin kuzeyi, Karadeniz Bölgesi'nin güneyi ve Doğu Anadolu Bölgesi'nin kuzeyinde görülmekte. Hastalık başlıca Tokat, Yozgat, Samsun, Çorum, Erzurum, Erzincan, Gümüşhane, Sivas, Bayburt, Amasya, Çankırı, Kastamonu, Bolu, Artvin, Giresun, Tunceli, Ardahan, Bingöl ve Karabük illerinde görüldü.
KKKA yıllara göre vaka ve ölüm oranları. 2002-2003 vaka sayısı 150, ölüm sayısı 6 olarak gerçekleşti. 2004'te vaka sayısı 249, ölüm 13. 2005'te vaka sayısı 266, ölüm 13. 2006'da vaka sayısı 438, ölüm 27. 2007’de vaka sayısı 717, ölüm 33. 2008'de özellikle vaka sayılarında büyük artış gerçekleşti. 2008’de KKKA vakası 1315’e yükselirken ölümler 63’e çıktı. 2009 yılında vaka sayısı 1318, ölüm 63 kişi olarak gerçekleşti. 2010’da 868 vaka sayısı, 50 ölüm, 2011’de 1075 vaka, 54 ölüm. 2012’de 796 vaka, 37 ölüm. 2013’de 910 vaka, 27 ölüm. 2014’de 967 vaka, 44 ölüm ve en son veriler 2015’de 718 vaka, 29 ölüm olarak yakıtlara geçti.KENE ISIRDI KKKA HASTALIĞI BELİRTİLERİKenenin ezilmesi, Viremik dönemdeki enfekte hayvanın kan ve dokuları ile temas sonrasında KKKA Hastalığı tanısı almış hastanın kan ve vücut sıvıları Riskli temastan sonra 14 gün içinde belirti gösterir. Kene çıkarılmasından sonra 1-10 gün, riskli temastan sonra ise 3-14 gün içinde hastalık ortaya çıkar. Ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, kırıklık, halsizlik, belirgin iştahsızlık, bulantı, kusma, karın ağrısı ishal gibi şikayetlerle sağlık kuruluşlarına başvuran hastaların şüpheli/olası vaka tanımına göre KKKA Hastalığı ön tanısıyla hastaneye yatışı gerçekleşir.
KKKA HASTALIĞININ KESİN TANISI NASIL KONUR ?Hastalığın spesifik tanısı, Türkiye'de Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı Viroloji laboratuvarında ELISA ile IgM ve IgG antikorlarının aranması ve PCR ile RNA aranması yöntemleri kullanılarak tespit edilmekte.KKKA HASTALIĞININ TEDAVİSİ NASILDIR?Etkene yönelik tedavi: Ribavirinin in-vitro olarak KKKA virüsüne etkili olduğunun gösterilmesi üzerine KKKA hastalığının tedavisinde de kullanılmıştır. Ribavirinin etkinliği ile ilgili kontrollü çalışma yoktur. Ülkemizde yapılan çok merkezli bir çalışmada oral ribavirin kullanan hastalarla kullanmayan hastalar karşılaştırıldığında oral ribavirinin mortalite üzerine etkisinin olmadığı görülmüştür.Destek tedavisi: Bu gün için tedavinin esasını destek tedavisi oluşturmaktadır. Trombositopeni tedavisinde trombosit replasmanı, aPTZ uzamasına yönelik olarak taze donmuş plazma replasmanı, anemiye yönelik tam kan veya eritrosit süspansiyonu verilmesi, böbrek yetmezliği gelişirse hemodiyaliz, elektrolit dengesinin korunması, gerektiğinde mekanik ventilasyon gibi destek tedavisi yapılmaktadır.Ayrıca hastaların ağrılarına ve ateşinin düşürülmesi varsa ajitasyona yönelik semptomatik tedavi gerekebilir. KKKA hastalığının ölüm oranı yaklaşık yüzde 5-10 civarındadır.KENE NASIL ÇIKARILIR NE YAPILMALI
Doç. Dr. Çakır Güney, kenelerin sadece KKKA hastalığını değil, yaklaşık 200 farklı hastalık mikrobunu taşıyabildiğini söyledi.
Güney, "Hastalık bulaşma riski kenenin vücutta kaldığı süre ile doğru orantılı olduğundan kene en kısa zamanda çıkarılmalıdır. Kene asla çıplak elle çıkartılmamalıdır. Vücuda yapışmış keneler el hijyeni sağlanıp eldiven giyildikten sonra ezilmeden, ağızdan veya başından tutularak bir cımbız veya pens yardımıyla, vida çıkarır gibi sağa sola çevrilerek çıkarılmalı. Isırılan yer dezenfekte edilmelidir. Eğer çıkartılamıyorsa veya kene yanlış çıkarılırsa hemen bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı"
KKKA ilk Türkiye'de 2002 yılının ilkbahar ve yaz aylarında, Tokat ve çevresinde özellikle kırsal kesimde yaşayanlarda ateş ve kanama ile seyreden salgın şeklinde dikkati çekti. Sağlık Bakanlığının yaptığı çalışmalar sonucunda Ağustos 2003’te hastalığın KKKA Hastalığı olduğu belirlendi. Hastalık her yıl Mart-Kasım ayları arasında görünürken Temmuz-Ağustos aylarında tavan seviyesine ulaşmakta.TÜRKİYE'DE KENE ISIRMASI SONUCU KKKA'DAN 13 YILDA 469 KİŞİ YAŞAMINI YİTİRDİSağlık Bakanlığı verilerine göre son 13 yılda 2002-2015 yılları arasında Kırım Kongo Kanamalı Ateşi nedeniyle 469 kişi hayatını kaybetti. Yine 13 yılda 9 bin 787 kişiye KKKA bulaştı tedavi edildi. En fazla ölüm ve vaka 2009 yılında bin 318 olarak tespit edildi. En fazla ölüm olayı ise 63’er ölüm ile 2008 ve 2009 yıllarında oldu.KKKA en çok hangi illerde görülüyor ? İç Anadolu Bölgesi'nin kuzeyi, Karadeniz Bölgesi'nin güneyi ve Doğu Anadolu Bölgesi'nin kuzeyinde görülmekte. Hastalık başlıca Tokat, Yozgat, Samsun, Çorum, Erzurum, Erzincan, Gümüşhane, Sivas, Bayburt, Amasya, Çankırı, Kastamonu, Bolu, Artvin, Giresun, Tunceli, Ardahan, Bingöl ve Karabük illerinde görüldü.
KKKA yıllara göre vaka ve ölüm oranları. 2002-2003 vaka sayısı 150, ölüm sayısı 6 olarak gerçekleşti. 2004'te vaka sayısı 249, ölüm 13. 2005'te vaka sayısı 266, ölüm 13. 2006'da vaka sayısı 438, ölüm 27. 2007’de vaka sayısı 717, ölüm 33. 2008'de özellikle vaka sayılarında büyük artış gerçekleşti. 2008’de KKKA vakası 1315’e yükselirken ölümler 63’e çıktı. 2009 yılında vaka sayısı 1318, ölüm 63 kişi olarak gerçekleşti. 2010’da 868 vaka sayısı, 50 ölüm, 2011’de 1075 vaka, 54 ölüm. 2012’de 796 vaka, 37 ölüm. 2013’de 910 vaka, 27 ölüm. 2014’de 967 vaka, 44 ölüm ve en son veriler 2015’de 718 vaka, 29 ölüm olarak yakıtlara geçti.KENE ISIRDI KKKA HASTALIĞI BELİRTİLERİKenenin ezilmesi, Viremik dönemdeki enfekte hayvanın kan ve dokuları ile temas sonrasında KKKA Hastalığı tanısı almış hastanın kan ve vücut sıvıları Riskli temastan sonra 14 gün içinde belirti gösterir. Kene çıkarılmasından sonra 1-10 gün, riskli temastan sonra ise 3-14 gün içinde hastalık ortaya çıkar. Ateş, baş ağrısı, kas ağrısı, kırıklık, halsizlik, belirgin iştahsızlık, bulantı, kusma, karın ağrısı ishal gibi şikayetlerle sağlık kuruluşlarına başvuran hastaların şüpheli/olası vaka tanımına göre KKKA Hastalığı ön tanısıyla hastaneye yatışı gerçekleşir.
KKKA HASTALIĞININ KESİN TANISI NASIL KONUR ?Hastalığın spesifik tanısı, Türkiye'de Refik Saydam Hıfzıssıhha Merkezi Başkanlığı Viroloji laboratuvarında ELISA ile IgM ve IgG antikorlarının aranması ve PCR ile RNA aranması yöntemleri kullanılarak tespit edilmekte.KKKA HASTALIĞININ TEDAVİSİ NASILDIR?Etkene yönelik tedavi: Ribavirinin in-vitro olarak KKKA virüsüne etkili olduğunun gösterilmesi üzerine KKKA hastalığının tedavisinde de kullanılmıştır. Ribavirinin etkinliği ile ilgili kontrollü çalışma yoktur. Ülkemizde yapılan çok merkezli bir çalışmada oral ribavirin kullanan hastalarla kullanmayan hastalar karşılaştırıldığında oral ribavirinin mortalite üzerine etkisinin olmadığı görülmüştür.Destek tedavisi: Bu gün için tedavinin esasını destek tedavisi oluşturmaktadır. Trombositopeni tedavisinde trombosit replasmanı, aPTZ uzamasına yönelik olarak taze donmuş plazma replasmanı, anemiye yönelik tam kan veya eritrosit süspansiyonu verilmesi, böbrek yetmezliği gelişirse hemodiyaliz, elektrolit dengesinin korunması, gerektiğinde mekanik ventilasyon gibi destek tedavisi yapılmaktadır.Ayrıca hastaların ağrılarına ve ateşinin düşürülmesi varsa ajitasyona yönelik semptomatik tedavi gerekebilir. KKKA hastalığının ölüm oranı yaklaşık yüzde 5-10 civarındadır.KENE NASIL ÇIKARILIR NE YAPILMALIDoç. Dr. Çakır Güney, kenelerin sadece KKKA hastalığını değil, yaklaşık 200 farklı hastalık mikrobunu taşıyabildiğini söyledi.
Güney, "Hastalık bulaşma riski kenenin vücutta kaldığı süre ile doğru orantılı olduğundan kene en kısa zamanda çıkarılmalıdır. Kene asla çıplak elle çıkartılmamalıdır. Vücuda yapışmış keneler el hijyeni sağlanıp eldiven giyildikten sonra ezilmeden, ağızdan veya başından tutularak bir cımbız veya pens yardımıyla, vida çıkarır gibi sağa sola çevrilerek çıkarılmalı. Isırılan yer dezenfekte edilmelidir. Eğer çıkartılamıyorsa veya kene yanlış çıkarılırsa hemen bir sağlık kuruluşuna başvurulmalı"









